Geçen hafta Cumhurbaşkanı Erdoğan, 250.000 konut ve 50.000 işyerinden oluşacak bir sosyal konut projesi açıkladı. Ödeme planı 240 aya yayılacak ve en düşük konut fiyatı 608.000 Lira olacak; İstanbul, İzmir ve Ankara gibi şehirlerde 2+1 konut fiyatları 780.000 Liradan başlayacak.
Demokrat Parti olarak dar gelirli vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak için atılacak her adımı desteklediğimizi en baştan belirtelim. Ancak sorumlu muhalefet anlayışımızın gereği, çekincelerimizi kamuoyu ile paylaşıp, tarihe not düşmek istiyoruz:
Bir evde tek bir asgari ücretli varsa ve bu kiracı ev halkı açlık sınırının 1.390 TL altında yaşıyorken, yani hali hazırda yaşamını sürdüremezken, nasıl ev alacak?
Diyelim ki bir evde 2 asgari ücretli çalışıyor. Bu yaklaşık 11.000 Lira gelir demektir.
Vatandaşlarımız, yeni ev teslim olana kadar kendi evinin kirasını da ödemeye devam edecek elbette. Bunun yanında elektrik, su, mutfak masrafları gibi geçim masrafları da olacak. Hepsinitopladığımız zaman masrafları aşağı yukarı 10.000 lirayı bulacak.
Peki bu evde yaşayanlar 1.000 Lira ile mi geçinecek?
İktidara bakarsanız çözümü bulmuş; Bakan Kurum diyor ya “eş dosttan borç alın, ek mesai yapın”. Allah aşkına söyleyin, acaba bunlar hangi dünyada yaşıyorlar?


































