BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL VE 30 AĞUSTOS
Atatürk bir askeri strateji ve taktik yaratıcısı olarak ilk kez Çanakkale cephesinde, Arıburnu ve Anafartalar muharebelerinde kendini kanıtlamıştı…
Komutanlık yeteneği nedir ? Diye sorulduğunda kısaca şu cevap verilebilir; düşmanın yenilgiye uğratılması, geri çekilmeye zorlanması ve mağlup edilmesi…Çanakkale cephesinde Mustafa Kemal’in bir kurmay zekasıyla verdiği kararlar ve izlediği strateji ile taktik, ‘’Çanakkale geçilemez’’ kahramanlık destanını yazdırmıştı. Arıburnu ve Anafartalar zaferleri tarihe altın harflerle işlenmişti…
Bağımsızlık savaşımızın önemli aşamalarından biri olan Sakarya savaşından sonra Yunan ordusu Sakarya Meydan Muharebesinde sonra Gemlik-Eskişehir-Afyonkarahisar-Söke hattına yerleşerek bir savunma kurmuştu… Yunan ordusu 11 aydır savunmada idi.
Mustafa Kemal Paşa büyük kanlı bir savaş yapılmadan Yunan ordusunun Anadolu’dan çekilmesi için Diplomatik girişimlerde bulunmuştu. Fethi Okyar’ı Roma, Paris ve Londra’ya göndermişti. Barışçı çözüm yolları aranmıştı…İngiltere başbakanı Lloyd George ve Lord Curzon barış arama girişimlerine önemsememişler… Fethi Okyar’a görüşme randevusu vermemişlerdi. Alt düzeyde görüşme yapılmıştı. Bu kibirli davranışın arkasında bulunan neden ise, Yunan ordusunu denetlemek için gönderilen İngiliz generallerinin, Yunan gücünün çok etkili olduğuna dair İngiltere başbakanı Lloyd George gönderdikleri raporlardı. Türk ordusunun, 200 bin kişilik Yunan ordusu tarafından imha edileceği yazılmıştı…
Fethi Okyar’ın Londra ziyaretlerinin gizli yönü ise İngiltere’ye Büyük Taarruz hazırlıklarını hissettirmemek ve Yunan ordusuna güç verecek bir hareketin yapılmasını önlemekti…
Atatürk’ün stratejisi ve taktiği, İzmir istikametine giden yolları kapatarak Yunan ordusunu Murat dağının doğusunda bir meydan muharebesine zorlamaktı…
TBMM ordusu taarruz için Batı cephesi karargahı Akşehir, Kocaeli gurubu karargahı Geyve, 2.’inci ordu Karargahı Bolvadin, 1.’inci ordu karargahı Afyon Çay ve Süvari birlikleri Afyon’un güneydoğusu şeklinde konuşlanmıştı. Hedef Yunan ordusunu kuşatıp, yenmek ve esir almaktı.
26 ağustos 1922 sabahı alaca karanlıkla beraber Atatürk, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve Cephe Kurmay Başkanı Asım Gündüz Şuhut ve Sandıklı kasabaları arasındaki Kocatepe’ye geldiler. Atatürk’ün verdiği emirle, açılan topçu ateşiyle taarruz baskın şekilde başladı. Yunan birliklerine karşı 200 topla başlayan savaş top yekun askeri birliklerimizin kahramanca savaşmalarıyla 5 gün geceli gündüzlü sürdü. Yunan birlikleri ağır zayiat vererek savaş silahlarını ve arabalarını bırakarak kaçmaya başladı, Afyon’da Dumlupınar meydan savaşı kazanıldı…
Ordular; ilk hedefiniz Akdeniz’dir…İleri ! (31 Ağustos 1922)
Takip harekatı başlatıldı. Eskişehir bölgesinden çekilen ve Uşak istikametine doğru dağınık bir şekilde kaçan Yunan birliklerinin toplanmasına fırsat vermemek için ‘’ Ordular; ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’’ emri verildi. TBMM ordusu ve süvari birlikleri Yunan işgaline uğrayan illeri ve ilçeleri birer kurtararak İzmir’e doğru ilerledi…
Atatürk İzmir’de verdiği demeçlerde ‘’Kesin sonuç her zaman taarruzla kazanılır.’’ ‘’Cumhuriyet orduları, Cumhuriyeti ve kutsal topraklarını güvenle koruma ve savunmaya yetenekli ve hazırdır’’…diyerek, Bağımsızlık savaşının askeri ve siyasal gücünü ve kıymetini bir kez daha duyurdu…(1924-1925).Bağımsızlık savaşını kazanan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle andığımız gün olan;
30 AĞUTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN…
Tarihçi


































