Telefon
WhatsApp
Bülent Kırmacı yazdı...
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Fatma Girik’i bundan yaklaşık bir yıl önce 24 Ocak 2022’de sonsuzluğa uğurladık.

Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından birinin “güzel ruhu” 79 yaşındaki yorgun bedenini terk etti.

 

Kariyeri boyunca sinemanın başlıca ödülü olan Altın Portakalları adeta silip süpüren Fatma Girik, toplumsal sorunlara duyarlı, güçlü kişiliğe sahip, yaşamı da yüreği gibi aydınlık gerçek bir sanatçıydı… Hiç kuşkusuz edebiyat ve sanatsal birikimimizin Türk sinemasında yansıtılmasına, muhteşem performansıyla çok değerli katkılar yapmış unutulmayacak bir sanatçıdır Fatma Girik.

 

Gerçek sanatçılarıhalk tanır ve apayrı bir yere koyar. Bugün ara rejimleri aratmayacak “yanlılıklar ve yandaşlıkların” sergilendiği bir ortamda, gerçek sanatçıların değeri çok daha fazla artmıştır. İktidar(lar)ın dümen suyuna girmemiş olmak, fırtınaları göğüslemeyi de gerektirir, böylesi bir direncin ödülünü de toplum ve tarih verir. Eminim ki, Fatma Girik için de bu, böyledir…

 

Demem o ki, sanatçı, doğal olarak muhaliftir. Düzenden ülkeye, sistemden rejime aksine bir tavır, “yandaş bir tutum” sanatçının üzerinde yapay kalır; böyle bir “yapay ilişkinin /görünümün/ duruşun” ne sanata, ne topluma, hatta ne de o ülkedeki yapılara herhangi bir katkısı yoktur.

 

Sanatçı, kategorik bir beğenmezlik değil ama işleyen veya işlemeyen sistemin çıktılarına eninde sonunda ihtiyatla, eleştiriyle yaklaşandır. Onun gıdası, halkın acısından damıttıklarıdır. Sıradan insanlar, hatta hayatın diğer alanlarında yer tutanlar için “her şey mükemmel veya ‘çok güzel” olsa bile, sanatçı, yine de olana-bitene, gelmişe-geçmişe dair keskin bir memnuniyet ifade etmeyendir. Öyledir, çünkü, sanatçı, “mükemmelin içindeki mükemmeli” arar; daha aşağı bir çıktı, daha ortalama ve vasat bir teskin noktasında kabul duruşu; onun bocalaması, enerjisini yitirmesi, sendelemesi ve belki de düşmesine neden olur. Bu anlamda sanatçı, son nefesine kadar direnendir.

 

Gerçek sanatçı, düzene itiraz edendir. Tüm itirazları üzerinde simgeleyendir. “Aykırılıklarla” beslenen, belli bir “farklılığı” marka değeri olarak üreten, bazen uysal bazen asi, bazen uyumlu, çoğu zaman taşkın yapısıyla, yarınlar adına geçmiş ve günümüz ile kavga etmesini bilendir gerçek sanatçı… Ancak bu kavgasında cepheye dublör sürmez, bedelini kendi ödediği özverinin ekseninde direndikçe yücelir, dövüştükçe barışın değerini dosta-düşmana öğretir.

 

Fatma Girik gibiler düzene de, sisteme de, iktidara da boyun eğmezler.

Gerçekten aslında, sistemin sanatçısı olmaz. “Sarayın sanatçısı” olmaz. “İktidarın sanatçısı” olmaz. O arada hiçbir siyasal güç odağının anaforunda ebediyen nakışlanmış

bir kariyer de olamaz.. Olsa bile saygınlığını uzun solukla koruyamaz… Fatma Girik ise, asla bunlardan ve sıradan biri değildi…

 

Fatma Girik, “fikri, vicdanı, eğitimi özgür” bir birey ve sanatçı olmasıyla, büyük bir saygıyı hak ediyor… Bedenen aramızdan ayrılmış olsa bile, yalnız günümüz kuşaklarının da değil, gelecek kuşakların sevgisini, takdirini fazlasıyla hak ediyor…

 

Gelelim Fatma Girik ile hatırama

Daha uygun deyimle, bir telefon konuşmasında oluşan ve hala belleğimde kalan anekdota:

 

2000'li yılların başları... CHP Bilim YK Platformu Koordinatörü görevindeyim.

Alanında uzman gönüllü katkılarıyla Türkiye'nin sorunlarına somut çözüm raporları üretiyoruz…

Sayın Fatma Girik'in kültür-sanat ve yerel yönetimler alanında katkılarını sağlamaya çalışıyoruz; telefonda kavuştuk… 

(selamlama ve veda faslını atlıyorum; hiç sevmem!) 

 

BK-Siz topluma mal olmuş çok değerli bir sanatçısınız, naçizane (Şişli) belediye başkanlığını da başarıyla yaptığınızı düşünürüm. Düşünsel katkılarınızı bekliyoruz.

FG:-Çok naziksiniz. Ben de sizin başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum. Ancak hayat yoldaşım rahatsız, ona zaman ayırmak istiyorum.

BK-Geçmiş olsun. Sağlıklar diliyorum. Ne kadar zamanınız varsa, ona da razıyız!

FG:-Bülend Bey, biraz da bıktım valla, keşke her şey daha güzel olsa…

BK-Aman sakın bıkmayın. Haklısınız. Siyasete ilkeli, toplumun güveneceği insanlar sahip çıkmalı.

FG:-Çok isterdim. İleride belki. Başarılar, selam ve sevgiler...

 

Ve… Veda!

Evet bu hatıra hoş bir seda

ve Fatma Girik, saygın bir sanatçı olarak yaşıyor aklımda...

 

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği