Telefon
WhatsApp
CHP’DE PROGRAM DEĞİŞİKLİĞİ…
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

CHP’de büyük kurultay öncesinde parti programında değişiklik için çalışmalar yürütülüyor. CHP'nin iktidarına parti programı mı engel oluyor? Yoksa izlenen yanlış politikalar mı? Yönticilerin (dün/bugün) ve örgütün rolü var mı?
Her şey bir yana, mevcut yönetim iktidar olabilme yolunda böyle bir değişikliği uygun görmüş! O halde bütün CHP’lilerin bu işe destek olması gerekiyor. Yönetim başarılı olursa iktidar olacak ve herkes iktidar nimetlerinden yararlanacak! Aksi takdirde CHP de en çok sevilen oyunun "adam asmaca " olduğunu hatırlatalım! CHP'liler seçim kaybında yetkili yöneticilerin en yakınlarındaki isimler tarafından "hain" ilan edilmesine alıştılar. Zira yaşananlar ilgililerin, sorgulamadan saldırmaya hazır trol ordularını kurma-kullanma yeteneğini geliştirdi.

Keşke hep beraberdik, nerede yanlış yaptık anlayışı egemen olabilse! CHP’de asıl sorunun bu mantık olduğunu hatırlatarak temel bir soruna dikkat çekmek isterim.

ZORUNLU İTTİFAK

Seçim sistemi iktidar olabilmek için ittifakı zorunlu kılıyor. İktidar olacaksanız diğer partilerle ittifaka zorunlusunuz! Bu zorunlu ittifak neye göre yapılacak-yapılmalı?

KILIÇDAROĞLU ittifak yaparken; ortak program adı ile diğer partilere vekillik vererek 6'lı ittifakı kurdu. Diğer partilerin TBMM'ye girmesi sağlandı, hatta onlara gereğinden fazla vekillik verildi. Neden? Öncelikle AKP tabanında çatlak yaratmak gerekiyordu. Seçim kazanılsa, sistem gereği iktidar cumhurbaşkanı yetkisi ile yönetilecekti. Doğal olarak iktidar gücü-imkanları göz önüne alındığında vekillik verilen partilerin CHP’den kopması mümkün değildi! CHP'yi bugün yöneten isimlerde, o günlerde KILIÇDAROĞLU ile birlikte 6'lı ittifakı savundular, ittifak başarılı olsa devleti yöneteceklerdi. Kılıçdaroğlu'na o günlerde itiraz eden, karşı çıkan bir tane isim olmadığını hatırlıyorum. Varsa hatırlatın!

Sayın ÖZEL genel başkan olduktan sonra da ittifakın nasıl kurulacağı temel sorun olmaya devam etti. İMAMOĞLU’nun da cezaevine girmeden önce diğer partilerle ittifakın tekrar nasıl kuracağı konusunu KILIÇDAROĞLU'na danıştığını biliyoruz.

İmamoğlu-ÖZEL ikilisi de kurmayı hedefledikleri ittifaka TÜRKİYE İTTİFAKI adını verdiler. Amaç KILIÇDAROĞLU döneminde edinilen tecrübe ile ittifakı tekrar kurabilmek!

Bunun yanında vekil transferleri başladı. Millet ittifakı üyesi partilerden vekil transferi önemli bir sorgulamaya yol açtı. Transfer edilen vekiller, partilerine verilmiş olan oyları CHP'ye taşıyabilir mi? Millet ittifakına giren partiler AKP’nin iktidar gücünün baskısı altında  var olmaya çalışıyorlar. Bu baskı yanında, CHP'nin vekil transferi, önümüzdeki süreçte CHP ile ittifak yapacak partileri ürkütebilir mi? Sadece millet ittifakı içi transferler çözüm olabilir mi?

Yukarıda hatırlatılan bilgiler ışığında sorun ittifakın adından öte ittifakın nasıl kurulacağı olarak önümüzde duruyor. Sistem gereği zorunlu olarak oluşması gereken ittifakın ilke-yönteminin belirlenmesi gerekiyor. CHP'nin bu sürece güçlü olarak girmesi gerekiyor. Bu nedenle, CHP Programı ile ilgili çalışmalarda; CHP'nin ittifak görüşmelerine somut -pratik-öncü politikalarla oturmasını sağlayacak çözümler oluşturulması doğru yöntem olacaktır. Bu çalışma bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. İttifak yapılacak partilere verilecek vekil sayısı - şimdi de -  hak ettiklerinden fazla olacaktır. Bunun gerekçeleri var; birincisi AKP de aynı işi peşinde olması, ikincisi AKP tabanında çatlak yaratmak, üçüncüsü seçim kazanılırsa sistem onları CHP'ye tabii kılacağı ve son gerekçe aradaki oy farkının çok az olmasıdır.

Her bir oyun önemi olan seçim için "sol değerler  ve partileri" unutmamak gerekiyor. Muhazafakar "mini partilere" verilen önem onlara da verilmelidir. Sağa benzeyerek değil  "sol politikalarla" iktidar şansımız olduğu gerçeğini ve  sol politikaları ittifak - olası-ortaklarına anlatmak gerekiyor. Sağın alternatifinin sağ olmadığını gördük, yaşadık. Aynı filmi tekrar izlemeyelim. Bu konuda CHP Cumhurbaşkanlığı Seçim Ofisinin başındaki BÜLENT TEZCAN ve SELİN SAYEK BÖKE hepimizden daha tecrübelidir.

En nazik-ince konu ise CHP'nin vitrininde  "pak" şaibeye bulaşmamış, temiz isimlerin olmasıdır.

Örgüt faktörünü de unutmayalım. CHP ilçe -il örgütleri ile kadın ve gençlik kollarının etkin çalışması bu işin olmazsa olmazıdır.

Her şeyi genel başkan ve merkezden beklemek doğru olur mu? Seçmen ile bütünleşmeden, sahaya inmeden seçim kazanılır mı? Başarı ortak çalışma ve doğru kararların ürünüdür, başarısızlıkta ise herkesin payı vardır! Ancak başarısızlık halinde yetkili makamlarda oturanların en yakınları tarafından sorumlu ilan edildiğini unutmayalım! Şartlar uygundur, ülkemizin CHP iktidarına ihtiyacı vardır. CHP Program çalışmalarının faydalı olmasını bekliyoruz.

-ERHAN BAYDAR-

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği