İçinde bulunduğumuz günlerde konu CHP ve sayın KILIÇDAROĞLU olduğunda; Cumhuriyet Gazetesi’nde yazarlarının yazıları... Haberlerde kullanılan tanımlar… Yorumlarımda tarafsızlık ve nesnellik" ten uzak bir bakış açısı dikkat çekiyor. Gazete tarihsel misyonundan uzak bir yayın politikası izliyor. Önyargılı başlık ve tanımlar, gazete yöneticilerinin köklerinden kopmuş bir şekilde siyasal savrulmalar yaşadıklarını gösteriyor. Okurlara tepeden bakan buyurgan bir dayatma yapılıyor. Gazetenin tarihsel geçmişi "haklı" olandan ya da saf tutmak olarak bilinirken şimdi güçlü olan öne çıkıyor. Güç sahibi kim? Lider kadrosu kriminal siyasiler mi...İmamoğlu'nun ömrü komünizmle mücadeleyle geçen babası mı!
CUMHURİYET GAZETESİ BASKINI
Mine Kırkkanat'ın "kılıç artığı" ifadesi ardından sayın Kılıçdaroğlu 'nu destekleyen bazı CHP’liler gazete önünde protesto eylemi yapacaklarını duyurdu. Sosyal medyada bir kampanya başladı. Sayın KILIÇDAROĞLU bunu ögrendiğinde: CHP ve Cumhuriyet Gazetesinin aynı kökten geldiğini… Aynı değerleri savunduğunu.. Bir yazarından dolay gazeteyi hedef koymanın doğru olmayacağını… Gazetede çalışan yüzlerce emekçi olduğunu… Gazetenin zarar görmesini istemediğini ifade ederek eyleme engel olmuş.
Ancak, Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınlarında, CHP ve Genel Başkanı için kin ve öfke kokan başlıklar, yazılar, haberler dikkat çekiyor! Son aşama BALBAY'ın "CHP kapatılsaydı" ifadesi oldu! CHP'nin " bölünme süreci ve bölücülerin desteklenmesi " bir yana bu açıklama bardağı dolduran son damla oldu. Bu durum CUMHURİYET'e yakışmaz! Cumhuriyet tabelası bu şekilde kullanılamaz!
CUMHURİYET gazetesi içinde bulunduğu sorunları bu şekilde aşamaz! Vakfın ve gazetenin içinde olduğu sorunların mimarı kendileridir! Sorunları nasıl aştıkları ayrı bir yazı konusu olacaktır. Cumhuriyet Gazetesi, CHP'nin üst kurulu değildir. CHP yetkili kurullar tarafından yönetilir. Gazete yazarları sömürge valisi değildir.
NEDEN
Cumhuriyet Gazetesi ülkemizde demokrasi mücadelesinin ve kurumsal hafızanın ocağıdır. Cumhuriyet Gazetesi sadece çalışanları ve vakfın gazetesi değildir, hepimizindir. Toplumsal yaşamda bir duruşun sembolüdür. Ve elimizde taşıyarak siyasal kimliğimizin ilanıdır. 12 Eylül öncesinde sadece gazeteyi elinde taşıdığı için şehit olanlar hatırlanmalıdır. Ülkemiz insanı gazete için ağır bedeller ödemiştir. Bu gerekçe ile çalışanlar daha özenli olmalıdır! Sayın KILIÇDAROĞLU’nun gazete için gösterdiği özen çalışanlar tarafından da gösterilmelidir. CUMHURİYET GAZETESİ hepimizindir. Sayın KILIÇDAROĞLU'nun ifade ettiği gibi CHP ve Cumhuriyet Gazetesi aynı kökten gelir, aynı değerlerin savunucusudur. Gazetenin personeli bu gerçeği değiştiremez!
-ERHAN BAYDAR-

































