Telefon
WhatsApp
Keçiören Pehlivanı – 1  Pehlivan Chp’nin İçinden Geçti!
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Her şey göz göre göre geldi. Etkili ve yetkili hiç kimse yaşananlara ses çıkarmadı; bugün de çıkaramıyor.

Şu gerçeğin altını çizelim: “Pehlivan”, siyasal kimliğini ve ilişkilerini hiçbir zaman gizlemedi, saklamadı. Tam tersine, siyasal kimliğini her yerde ve her zaman herkesin gözüne sokarcasına vurguladı. Hiç geri adım atmadı; buna karşı çıkan da olmadı.

Cumhuriyet Halk Partisi içinde vekiller sustu. İl ve ilçe başkanları, yöneticiler, belediye meclis üyeleri onun duruş ve davranışlarından rahatsız olmadı; ses çıkarmadılar ya da çıkaramadılar. Yapılanlar görmezden gelindi, hoşgörüyle karşılandı. Özellikle belediye başkan yardımcıları, yerel iktidarın nimetleri uğruna adeta ailece teslim oldular. Önceki ilçe başkanı ise Parti Meclisi üyeliğiyle ödüllendirildi.

Keçiören’de mevcut ilçe başkanı ve yol arkadaşları; Altındağ, Etimesgut, Çankaya ve Mamak ilçe başkanları “pehlivanın” yanında adeta tespih tanesi gibi dizildiler. Onunla birlikte yol yürüdüklerini açıkça gösterdiler. “Bu adam gidici” diyen uyarıları küçümsediler. Hatta onunla birlikte siyasi hesaplar ve gelecek planları yapmaya başladılar.

Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ise her yerde yalnızca “pehlivanı” övdü. Ümit Efendi, listesini kendisi yapan pehlivanın önerilerini dikkatle inceleseydi, gömlek değiştirmeyi alışkanlık hâline getirmiş isimleri görebilirdi. Koskoca ilçeyi pehlivana teslim etti. Bugün ise adaylaştırmakla övündüğü bu kişiye karşı sesi çıkmıyor, çıkamıyor. Umarım onurlu davranır ve bu suskunluğun nedenini açıklar.

Bugün hesap vermesi gereken bazı isimler açıklamalar yaparak Sayın Özgür Özel’e bağlılıklarını beyan ediyorlar. Peki pehlivan ile yol yürürken CHP Genel Başkanı yerine başka birine mi bağlıydılar? Bu beyanların bugün bir kıymeti var mı? Önce hesap verseler daha doğru olmaz mı?

Özellikle şu isimler açıklama yapmalı:
Murat Emir, Semra Dinçer, İl Başkanı Ümit Erkol, Berk Kılıç, Tolga Turgut, Selçuk Karadağ; ayrıca CHP Ankara il yöneticileri, Keçiören ilçe başkanı ve yöneticileri ile Keçiören belediye meclis üyeleri…

Altındağ, Mamak, Etimesgut ve Çankaya ilçe başkanları da hangi gerekçeyle pehlivan ile “siyasal dayanışmaya” girdiklerini açıklamalıdır. Bu isimler bugün konuştuklarında inandırıcı olmadıklarının farkında mı?

Umut Akdoğan ve Gökhan Günaydın Keçiören’de olanlardan habersiz miydi? İlçede yaşananları bilmiyorlar mıydı? Pehlivana “zübük” demek yeterli mi? İlçeye şimdi far tutmak siyasal bir çıkış için doğru mu? Bugünkü tavırları onları sorumsuz kılar mı?

Keçiören’de ilçe kongresi delegeleri, yönetim listeleri ve Ankara il yönetimine giren isimler kimin onayından geçti? Pehlivan gitti; peki referans olduğu isimler ne yapacak? Kriz geçti mi?

Sanırım film yeni başladı; biz sadece tanıtımını izledik. Pandora’nın kutusu yeni açıldı.


“KONUŞURSAM SOKAĞA ÇIKAMAZLAR”

Yapılan uyarılar görmezden gelindi. Pehlivan ve adı geçen kişiler suya götürüp susuz getirdiler. Bugün bu isimlerin hiçbiri pehlivan aleyhine konuşamıyor.

Kulislerde pehlivanın “Konuşursam sokağa çıkamazlar” dediği konuşuluyor. Hatta “Bana neler yaptırdıklarını anlatmak için itirafçı olabilirim” dediği iddia ediliyor. Bunun doğru olmamasını dilerim.

Yine kulislerde, pehlivanın birlikte yol yürüdüğü herkesi susturabilecek bilgilere sahip olduğu konuşuluyor. Üstelik şimdi üzerinden yük kalkmış gibi görünüyor. Bu mesaj kime veriliyor?


İLAÇSIZ GAZOZ

Pehlivan CHP’nin içine girmedi; içinden geçti. Adeta genleriyle oynadı. Keçiören’de bazı CHP’lilerin gerçek yüzünü ortaya çıkardı ve bizim görmemizi sağladı.

6 Mayıs’ta slogan atmakla, Ulaş Bardakçı’nın resmini paylaşmakla devrimci olunmadığını da ispatladı.

Yaşananlar “Bizi kandırdı, güvendik” gibi argümanlarla açıklanamaz. Bazı CHP’liler kanmaya hazırdı. Bu nedenle mağdur değiller; çünkü gazozda ilaç yoktu.

Pehlivana teslim olan işbirlikçilere itiraz edenler ise “iktidara yürüyoruz” türküsüyle susturuldular. Olmaz olsun böyle iktidar! Olmaz olsun böyle hırslar!


KEÇİÖREN’DE CHP’NİN “BARONLARI”

Keçiören’de CHP içinde siyasi bir paylaşım ya da aday tespiti yapılacağı zaman, adı geçen bazı parti büyükleri toplanıyormuş. Ancak ilçenin “önemli” isimleri pehlivan için belediye önünde protesto eylemi yapmayı hiç gündemlerine almamışlar.

Berk, Tolga ve Selçuk’un mal varlığını açıklaması gerektiğini bile söyleyememişler. “Danışman” adı altında Bağlumspor’dan maaş alanların zarar görmesinden endişe ederek susmuşlar.

Toplantıda “Mesut iyi adam” denilmiş; ötesine geçilememiş. O hâlde Sayın Özel kötü adam mı oluyor?

Bir koltuk, bir danışmanlık insanlara neler yaptırıyor… Şaşkınız.


KÜFÜR VAR MI?

Kültürümüzde küfür vardır. Hak edene ve yerinde edilirse toplumda bazen sempati bile görür.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in pehlivana yönelik kullandığı sözler de kamuoyunda böyle bir sempati yarattı. İlgili kişiye “pehlivan” dediğim için CHP’den ihraç edilmiş olsam da bu gerçeği söylemek gerekir.

Bir kişi genel başkanın telefonlarına cevap vermiyor, geri dönmüyor; ama bu konuşulmuyor. Pehlivan, Sayın Özel’i bu sözleri söylemeye zorlamıştır. Burada küfür edene değil, ettirene bakmak gerekir.

Rahmetli Deniz Baykal’ın bir sözü aklıma geliyor:
“Buna da küfür etmeyelim de ne zaman edelim?”

Geçmişe baktığımızda benzer sözlerin siyaset tarihinde çokça kullanıldığını hatırlarsak; özellikle Recep Tayyip Erdoğan ve AKP çevrelerinin Sayın Özel’i bu konuda eleştirme hakkı olmadığı açıktır.


SON SÖZ

Sayın Özgür Özel’in bütün sorumluluğu üzerine alması bu konuyu kapatmaz.

Keçiören’de aday tespitinin mimarları olarak görülen Mansur Yavaş ve bu sürecin siyasi sorumluluğunu taşıyan Ümit Erkol hesap vermelidir.

Ancak onlar bugün kanatsız melek gibi dolaşıyor. Mahcup ama aynı zamanda umursamaz tavırları gözden kaçmıyor.

Buna rağmen CHP üyeleri; partisine, kurumsal kimliğine ve değerlerine sahip çıkmaya devam edecektir.

Erhan Baydar

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği