Dünya genelinde hem mevsimsel olarak baharın gelişi hem de siyasal iklimde gözle görülür bir dönüşüm yaşanmaktadır. ABD-İsrail eksenindeki faşist eğilimlerin İran'a yönelik saldırı girişimleri, uluslararası ilişkilerde yeni bir evreye girildiğini göstermektedir. Ancak bu süreçte yalnızca ABD-İsrail faşizmi değil, aynı zamanda onların müttefikleri de siyasi ve moral anlamda yenilgiye uğramıştır.
Bu dönemde İran ve bölgesel dostları moral üstünlüğü elde etmiştir. En net ve ilkeli duruşu İspanya sergilemiş, ardından İtalya olumlu bir tavır geliştirmiştir. Dünyadaki ve ülkemizdeki sol ve sosyalist hareketler, tarihsel rollerine uygun biçimde ezilen ve mazlum halkların yanında yer almıştır.
Avrupa ülkeleri ise ABD-İsrail faşizmine karşı net ve açık bir duruş sergilemekten kaçınarak çekimser ve utangaç bir tavır benimsemiştir. Bununla birlikte Macaristan'da faşist eğilimlerin seçimleri kaybetmesi, Avrupa toplumlarında önemli bir umut dalgası yaratmıştır. Bu durum, değişim rüzgârlarının Avrupa'da olumlu bir etki oluşturmaya başladığının açık bir göstergesidir.
Değişim zamanı-Ülkemizde de köklü bir dönüşümün mümkün olduğu bir kez daha ortaya konmuştur. İşçilerin, öğrencilerin ve emekçilerin mücadelesi ile hava, su, toprak ve doğa gibi ortak yaşam alanlarına sahip çıkma bilinci giderek yükselmektedir. Tüm bu gelişmeler göstermektedir ki ümitsizliğe kapılmak için hiçbir neden bulunmamaktadır.
"Ümitsizlik, ümidin amansız düşmanıdır. Akarsuyun meyve verdiği çağda, ümitsizlik vatana ihanettir."
-Cuma Gürsoy-


































