CHP'de temel sorun demokrasi ve hukuk iken; biri kuyuya bir taş attı, herkes peşine takıldı.
CHP'de oligarşik kadronun eseri olan, işleyiş ile ilgili sorunlar ve bunların çözümleri bilinirken; bu durum görmezden gelinip değişim balonu ortaya atıldı.
Neydi, neden di düşünmeden cümle alem değişimci olduk !
Öz eleştiri yapılmadan ne değişecek, neden değişecek, nasıl değişecek, kiminle değişim yapılacak ?
Bunlar tedpit edilmeden yola çıktık.
CHP'de değişim konusunda partilileri üçe ayırmak doğru olacak.
NATO'cular , VARŞOVA'cılar ve BAGLANTISIZ'lar...
NATOCULAR
Değişim balonunu ortaya atan İmamoglu'nu ve zoom ekibini NATO'cu saymak doğru olacak.
Değişim dediler, yenilmiş orduya umut olduklarını sandılar ama içini dolduramadılar.
“Siz önerileri gönderin biz değerlendirelim" uygulaması ise iddialarını taşıyamayacaklarını gösterdi.
Samimiyet sınavını geçemediler. İmamoğlu'nu Natocuların ABD kanadı sayarsak, Özgür Özel ve çevresi avrupa kanadı olarak tanımlanabilir.
Dönem komutası Avrupa'da görünse de ABD kanadı ne kadar yanlarında?
Yerel seçim arifesinde yapılacak olan kurultay da bunu yaşayıp göreceğiz !
Natocular değişimci, ötesi genel merkezci imiş!
Özgür Özel, Bülent Tezcan, Engin Altay, Veli Ağbaba, Seyit Torun, Muharrem Erkek gibi değişmesi gerekenlerin ön planda olması Avrupa kanadının kök tutmasına ve ciddiye alınmasına engel oluyor...
Seçim kazanılsa suyun başında olacak olan bu zatı şahaneler güç zehirlenmesi sonucu yakın zamanda genel başkan adaylarını açıklayacaklar.
İmamoğlu'nun ihtiyacı olmadığı halde bu kadro ile yol yürümesi ise CHP de merak konusu!
Gözden kaçan bir olayı hatırlatmakta fayda var.
BAY KEMAL “geçmişi temiz olan birini bulsam” dediğinde ilgililerden hiçbiri bu nasıl beyan diye soramadı!
VARŞOVACILAR
Değişim gündeme geldiğinde; gündeme getiren bile anlamını kavramamışken hiç değerlendirmeden Natocuların peşine takıldılar.
Hedef değişim oldu!
Varşovacılar; genel başkana laf söyletmeyiz ..halk bizi anlamadı.. ortaklar kazık attı..adam daha ne yapsın..kime sahip çıksa....söylemleri ile genel başkana sahip çıkıyor görüntüsü ile konumunu korumak isteyenler ve fırsattan istifade konum namzetlerinden oluşuyor.
Mevcut tüzük ile parti içi demokrasiyi görmezden gelerek değişim iddiasında bulunmak CHP’yi işgal girişimi olarak algılanmaktadır.
Natocuların hedefi CHP'yi işgal!
Bunu kavramamış olan Varşovacılar “Myk değişti yetmez mi?“ diyor !
ABD hiç doydu mu? Natocuların saldırgan ve baskın tavrından dolayı savunma durumundalar, edilgenler.
Seçim sürecinin degerlendirmesinin yapılması gerektigini göremiyorlar.
Özeleştiriden çekiniyorlar.
Listeler kimlerin eseri?
Öbek, gönülü gibi uydurma projeler ile il-ilçe örgütleri ve kadın-gençlik kollarının kısırlaştırıdığını görmek istemiyorlar.
Genel başkana söylenen yalanları, sandık örgütlenmesi gibi konular gündemlerinde yok.
Kurultayı atlatsalar rahatlayacaklar.
CHP'de örgütü yöneten makamın sorumluluğunu sorgulamıyorlar!
Natocu sermayenin basın üzerindeki hakimiyeti karşısında, far görmüş tavşan modunda olan Varşovacıların açılım yapıp ‘demokrasi reçetesi’ni sunarak değişimi sağlaması bekleniyor.
BAĞLANTISIZLAR
CHP'nin içinde bulunduğu durumu hak etmediği-etmedikleri inancı ile kaygılılar.
Bağlantısızlar; CHP'de sağduyulu bir değerlendirme sürecinin işletilmesinden yana mevcut yönetimin eksik-hatalı-yanlış iş ve uygulamalarının en önemlisi sorumluların farkındalar.
Bağlantısızlar yönetici vekil ve personelden oluşan oligarşik yapı ile hesaplaşmayı istiyorlar.
Parti içi demokrasi ve hukukun egemen olması ile değişimin gerçekleşecegini biliyorlar.
Ayrıca NATOcuların değişim adı altında CHP'yi dizayn niyet ve girişiminden, başkalaşmadan rahatsızlar .
Natocuların popüler kültürü, yapay zekası bile BAY KEMAL‘e karşı iken buyurgan ve somut öneri getirmeden değişim iddiasını, Truva atı olarak görüyorlar.
İmamoğlu'nun parti geleneklerine aykırı bir şekilde belediye başkanı iken, fiilen CHP'yi yönetme iddiası ve içi boş değişim dayatmasını şık bulmuyorlar.
CHP'nin büyük çoğunluğu bağlantısız blokta yer alıyor...
CHP’nin iç işleyişte demokrasi ve hukuka ihtiyacı var.
Değişimi, İmamoğlu ortaya attı ve herkes sorgulamadan peşine takıldı.
Ancak bu tespit ne kadar doğru?
Kongrelerde yöneticiler gençleşiyor ve yenileniyor.
Yani değişim kendiliğinden oluyor!
Bu doğal süreci çözüm olarak sunmak ne kadar doğru olabilir?
CHP’de parti içi demokrasi ve hukukun egemenliği sağlandığında, ortaya çıkacak olan şey ”değişimdir”.
CHP'nin parti içi demokrasiye ekmek gibi, su gibi ihtiyacı var!
ERHAN BAYDAR


































