Telefon
WhatsApp
SÜLEYMAN RIDVANOĞLU: YEREL YÖNETİMLER VE ENGELLİLER YARDIM MI, HAYATA TUTUNMAK MI?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

 

 

 

 

 

 

 

 

YEREL YÖNETİMLER VE ENGELLİLER YARDIM MI, HAYATA TUTUNMAK MI?

Engelliler Haftası, 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında, Birleşmiş Milletler'e üye 156 ülkede aynı tarihlerde kutlanan özel bir haftadır. Engelliler Haftası boyunca; engellilik sorunu, engelliliğin önlenmesi ve engellilerin eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir engellilik konusu işlenir. Ancak bütün yapılanlar engellilerin bağımsız yaşamaları için gerekli katkı sunma konusunda yetersizdir. Bu sorunların çözümü yetkililerin niyete bağlıdır. Kime niyet, kime kismet olmasın diye herkese yaşam hakkı için tek bir çözüm vardır, o yol da engellilerin istihdamından geçer.

Türkiye’de alışılagelmiş ve kötü bir şekilde yerlermiş bir alışkanlıklar zinciri engellilerin yaşamını da etkilemektedir. Mevzuat değişikliğine sık sık gidilmekte ancak nedense mevcut mevzuatların neden uygulanmadığı kimsecikler tarafından sorgulanmamaktadır. Mevcut alışkanlıklar ve politikalar ile günü kurtarma yoluna gidilmektedir. İşin acı tarafı yanlış olduğunu bile bile mevcut politikaları değiştirmek yerine siyasiler yanlışları sürdürmek için birbirleri ile yarışmaktadırlar. Ben daha fazla yardım ederim, diyerek yarış içine girmektedirler.

"Zihniyet değişmediği sürece, engellilere dönük hangi yasaları, hangi düzenlemeleri geçirirseniz geçirin sağlıklı sonuçları almanız mümkün değildir"

10 Mayıs 16 Mayıs Engelliler Haftası engellilere bakış açısını değiştirmek için bir fırsattır. Özellikle yerel yönetimlerde iktidara gelen Cumhuriyet Halk Partili belediyeler bu fırsatı bilimsel verilerle ortaya net bir şekilde koymaları gerekmektedir. Engellilere "muhtaç" gözüyle değil, "birey" gözüyle bakılması gerektiği anlayışıyla yeni bir görüş açısı ortaya konulmalıdır."Engelliye “muhtaç” gözüyle bakıldığı sürece ve bu bakış açısını değiştirmediğimiz müddetçe engelli bireyin sorunları da devam edecektir."

Cumhuriyet Halk Partili Belediyeler “engellilere yönelik zihniyetin değişmesi gerektiğini cesaretle söylemesi gerekmektedir." Zihniyet değişmediği sürece, engellilere dönük hangi yasaları, hangi düzenlemeleri yaparsanız yapın sağlıklı sonuçları almanız mümkün değildir.” görüşü çerçevesinde yerel düzeyde hatta mümkünse Genel Merkez tarafından sosyal Politikalar ve projeler üretilmeli ve hayata geçirmelidir.

Toplumdaki engelli algısı ise insanın bir uzvunu yitirmesi değil, insana dair kriterleri yitirmesi gibi bir düşünce olarak karşımıza çıkıyor. Bugünkü toplumsal algı ve bakış açısı “Engelli insanı, insanlığından da bir şey kaybetmiş bir varlık olarak” algılıyor. Halk olarak "Onlarla yan yana gelmekten çekiniyor, dünyalarına girmiyoruz. Bir engelliyle karşılaştığımızda kendi zayıflıklarımızı görüyor ve bundan kaçmanın yolunun engelliden kaçmak olduğunu düşünüyoruz. 'Engelliler olmazsa eksiklikler de olmaz' diyoruz. Sorunlarına köklü ve kalıcı çözüm aramak yerine yardım etme duygumuz ön plana çıkıyor.

Engelli bireye davranışlarımızın altındaki yardım etme dürtüsü ve anlayışı, belki bizi böyle sakat bir yola sevk etmektedir. “Engelli bireyin bağımsız bir birey olarak tek başına ayakta durması gerekir” anlayışı ile bakmaya başladığımız anda engelli bireylerin sorunlarını köklü çözüm yoluna girmiş oluruz.

Engelli hakları konusunda Yeni mevzuat arayışına girmektense mevcut mevzuatın sonuna kadar uygulanması konusunda ısrarcı olunması gerekmektedir. Zaten AKP hükümeti yıllardır köklü çözüm bulmak yerine pansuman çözümler geliştirmiştir. Eğer diğer toplumsal kesimlerin sorunları ile birlikte engellilerin sorunları da köklü çözülürse “muhtaç vatandaş” seçmen kitlesini katbetmiş olacaktır. Özelikle yerel yönetimlerde iktidara gelen Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yıllarca AKP hükmeti tarafından klasik engelli politikalarından uzaklaşması gerekmektedir.

Cumhuriyet Halk Partili belediyeler Konfüçyüs'e atfedilen şu sözü hep doğru bir önerme olarak tekrarlamalı ve hayata geçirmelidir. “Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret.” Engelli yurtaşlarımıza da balık tutmayı öğretmenin zamanı çoktan geldi ve geçti. Haydi şimdi iş başına...

Süleyman RIDVANOĞLU

Cumhuriyet Halk Partisi,

Parti Okulu Eğitmeni

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği