
Birleşmiş Milletler, dünyada yaşanan sorunlara çözüm arayışları bulmaya çalışan uluslararası bir kuruluştur. Dünya barışı için Güvenlik Konseyini, üye devletlerin kalkınma programları için Ekonomik ve Sosyal Konseyi ve devletlerarası hukuki sorunlar için de Uluslararası Adalet Divanını kurmuştu.
Birleşmiş Milletler, sanayileşme ve fosil yakıtların getirdiği sorunları da dikkate almıştı. Çevre konularında uluslararası alanda ilk önemli toplantısını, 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm şehrinde yapmıştı. Buradaki konferansta sanayileşmiş ve kalkınma süreçlerindeki ülkelerin çevreye verdikleri olumsuz etkilere karşı duyarlılık için uluslararası işbirliği kararı alınmıştır.
Birleşmiş milletler bu konferanstan sonra yine aynı yılda BM Çevre Programını yapmıştır.1983 yılına gelindiğinde ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Dünya Çevre ve Kalkınma komisyonunu kurarak, kalkınmada gelecekte çevreye değer veren, çevre stratejileri belirleme raporunu yayınlamıştır. Bu süreçte ‘’ sürdürülebilir kalkınma’’ ilkesi için insan-kaynak konusuna da dikkat çekilmiştir.
Birleşmiş Milletler, Haziran 1992 tarihinde Brezilya’nın Rio de Janerio şehrinde düzenlediği BM Çevre ve Kalkınma Konferansında BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesini imzaya açmıştır Bu süreçte Orman İlkeleri denilen prensiplerde kabul edilmiştir. 1994 yılına gelindiğinde, BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi imzalanmıştır.
Birleşmiş Milletler 2000 yılında ‘’ BM Binyıl Zirvesini ’’ yaparak, çevreye değer veren sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla ‘’ biyolojik çeşitliliğin korunması ve sağlıklı içme suyu kaynaklarının korunması’’ konularını içeren Binyıl Hedefleri Bildirisini açıklamıştır.
2008 yılında dünyayı sarsan finansal kriz ve çevresel krizler yaşanmıştı. Bu durum yeni ekonomi modellerinin arayışına neden olmuştu. Birleşmiş Milletler, BM Çevre Programı (UNEP) kapsamında yoksulluğun azaltılması ve yeşil yatırımlar ve doğaya dönüşle ilgili önerileri kabul etmiştir. 2009 yılında da Yeşil Yeni Düzen Politika Belgesi stratejini açıklamıştır. Bununla birlikte Yeşil Ekonomi anlayışı ortaya çıkmıştır.
Yeşil Ekonomi stratejisinde, çevresel sorunlara çözüm sunulurken, doğanın ve doğadaki tüm canlıların korunması, fosil kaynaklara bağımlılığın azaltılması, toplumsal eşitliğin ve servetin adaletli dağılımının sağlanması gibi hedefler ortaya konmuştur.
2012 yılında yine Rio de Janerio’da yapılan BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansında ‘’Yeşil Ekonomi Modeli’’ gündem maddesi yapılmıştır. Yeşil Ekonomi modelinin sürdürülebilir olmasına önem verilmiştir.
Birleşmiş Milletler ’in merkezi New York’ta 2015 yılında yapılan toplantılarda ‘’ 2030: BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’’ kabul edilmiştir. Başlıca hedefler : Eşitsizlikle, Adaletsizlikle ve Yoksullukla-Açlıkla mücadele ve Küresel İlkim değişikliğini önlenmesi, Temiz su kaynaklarını korunması…
Yeşil ekonomi ile ilgili başlıca sektörleri şunlardır: yeşil enerji, yeşil ulaşım, yeşil tarım, yeşil su ve atık yönetimi, yeşil mimari-inşaat ve yeşil işler….
Bu gün gelinen süreçte insanlık ve doğa büyük tehdit altında…Arayışlar ve mücadeleler sürmekte….







♧ Yorumlar (0)
✎ Yorum Yaz
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.