Telefon
WhatsApp

31 MART SEÇİMİ SON SEÇİM Mİ?
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

 

 

 

 

 

 

 

 

19 Şubat sabahı, SözcüTv'de CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın Ümit Zileli'nin konuğuydu.

31 Mart seçimlerinin hayati önemini anlatırken, çoğuna katıldığım görüşleri şöyleydi: "31 Mart seçimlerini AKP kazanırsa, yapacağı ilk iş Anayasayı değiştirmek olacaktır. (AKP şimdiye kadar birkaç kez Anayasa değişikliği yaptı. Mevcut Anayasaya 12 Eylül Anayasa, AKP Anayasasıdır. Sayın Günaydın'ın dikkat çekmek istediği İslami bir anayasadır diye düşünüyorum.) Meclis aritmetiğine bakacak olursak, 360 sayısına rahat ulaşacaklarını, hatta 400'ü bile bulabileceklerini (referandumsuz değişiklik sayısı) görüyorum. Bu nedenle, 31 Mart'ta CHP'li adaylara oy verilmeli. Şimdiye kadar yanlışlar yapmadık mı, yaptık elbette. Yanlışlar yapmasaydık, AKP 20 küsur yıldır başta olmazdı..."

Sayın Günaydın deneyimli bir siyasetçidir. Liste delerek PM üyesi olduğu 37. Olağan Kurultay sonrası kendisini aramış, deneyimlerini yeni PM üyelerine aktarması gerektiğini, muhalif ve Genel Merkezciler arasında tutkal görevi görmesini istemiştim. Kim ne derse desin, sağduyulu politikacı yetiştiremiyoruz pek.

Gökhan Günaydın partililere, seçmene seslenirken, kamuoyundaki algıya göre rövanşist bir tavırla (!) aday belirleyen yetkili kurullarda aday belirlerken, 31 Mart sonrası AKP-MHP iktidarının, kanımca Türkiye'nin en gerici iktidarının yapacağı hamleleri hesaplamışlar mıdır?

Aday belirlemelerde gördüğüm kamuoyu algısı; kritik yerlere mevcut ve başarılı, değiştirilirlerse kesin kaybedilecek yerlerde kurultayda Sayın Kılıçdaroğlu'nu destekleyen Belediye Başkanlarını, "tarafsız davrandık" demek için tekrar atadılar (Adana-Mersin gibi). Kesin kazanılacak yerlere de deneyime, başarıya bakmaksızın mevcut Genel Merkez yapısını destekleyen kişileri atadılar.

20 Şubat saat 17.00'a kadar da Belediye Meclis Üyeliklerine, Genel Merkezce atanacak (fermuar, 2-4-6-8... sıralar) kişiler belirlenecek. Büyük ihtimalle birinin yakını, hemşerisi, başka birinin danışmanının eşi, kardeşi vb. atamalar olacak, taban, seçmen "bize mecburlar" mantığıyla mahkûm sayılacak. Yıllarını partiye, partinin başarısına adayan emektarlar yok sayılacak.

31 Mart Seçim sorumluluğu herkesten çok, karar vericilerin olacaktır. En çok da "13 seçim kaybedenler seçimler sonrası istifa ettiler mi? Olağanüstü Kurultay diyorlar, tüzük, kurultay şartlarını belirlemiştir. Herkes işine baksın" diyen PM üyesi de olmayan, demeç veren etkili(!)lerin olacaktır.

Önceki yazımı "umuyorum akıl egemen olur" diye bitirmiştim. Okurların bir kısmı "hangi akıldan bahsediyorsun" diye telefonla arayarak eleştirmişlerdi beni.

Yine de AKIL EGEMEN OLMALI diyorum.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği