50+1 sistem krizinden çok bir ittifak krizine dönüşür;
Recep Tayyip Erdoğan'ın 50+1 den dönme talebi aslında 14 ve 28 Mayıs seçimlerini kaybettiğinin ve hile ile seçimi aldığının üstü kapalı bir itirafıdır.
50+1 den dönmek demek mesela %35 hatta %30 ile cumhurbaşkanı seçebilme yolunu açabilir. Belki daha aşağı bir oran ile de seçilebilir.
Beğenmedikleri önceki parlamenter sistemimiz içinde meclis büyük bir uzlaşı sergileyerek çoğunluk oyu ile cumhurbaşkanını seçerdi.
Cumhurbaşkanlığı makamı parlementer sistem de sembolik bir temsil makamı olmasına rağmen meclis çoğunluğu aranırdı.
Şimdiki sistem de ise tüm yetkileri üzerinde toplayan Cumhurbaşkanının %30 ile seçilmesi temsilde adalet ilkesine aykırıdır.
Siyasal İslamcılar aşırı menfaatcı ve oyun Bozandır. Kural ve kaide tanımaz yapıları ile sürekli bir mağduriyet hikayesi yazıp mızıkçılık yapması aslında fıtratlarında ziyadesi ile mevcuttur.
Belliki bu mağduriyet hikayesi bu sefer de MHP üzerinden yapılacak gibi görülüyor, tabi MHP bu sefer de teslim olmazsa...
Aslında Erdoğan'ın bu konuya dair en doğru cümlesi, partilerin yanlış yollara sapmasıdır.
Evet bu konuda haklı;
HÜDA-PAR, Yeniden Refah Partisi, DSP, Sinan Oğan gibi benzemezler ile yol yürümek zorunda kaldı.
Aynı zaruriyet CHP içinde geçerlidir. Altılı masa kurulurken sonradan keşke diyeceği partiler ile yol yürümek zorunda kalması hatta ikinci turda Zafer Partisine gitmek zorunda olunması hem CHP hem de tabanı açısından hiç bir şekilde içe siner bir durum değildi.
Peki ne yapmak lazım o halde...
Demokrasi adına doğru olanın yapılması kaçınılmazdır.
Yeniden parlementer sisteme dönerek seçim barajını sembolik bir hale hatta ki, tamamen kaldırmak en doğrusu olacaktır.
Seçim sisteminde yapılacak değişiklik ile seçim bölgelerinde artan oylar ile Türkiye milletvekilliği getirip bu grubu da genel merkez kontenjanları olarak değerlendirilmesi demokrasinin her oyun hakkını vermesi anlamına gelerek, ahlaki bir sistem kurulmuş olacaktır.
Ama siyasal İslamcılar ve ahlak, iktidarda oldukları sürece bir araya gelecek kavramlar değildir.




























