"Anne meleklerin kanatları var mı?"
Bu haftaki yazımda,sizlere siyasal gelişmelerden falan bahsetmeyeceğim.
Hepinizin ruhuna güzellikler fısıldayan,hayata güzellikler sunmaktan yorulmayan kanatsız bir melekten bahsedeceğim.
Kardeşim kadar sevdiğim ve tanımaktan dolayı da ayrıca bahtiyar olduğum bir melekten bahsedeceğim.
Yeri gelir önceki Kızılay gibi , yeri gelir aile ve sosyal politikalar bakanlığı gibi çalışır. Bir bakarsınız tek başına AFAD olmuş kolları sıvamış..Adeta tek kişilik bir ordu gibi.
Gün olur onu SMA lı bir çocuk için kuruş kuruş yardım toplarken görürsünüz.
Bir bakmışsınız ki down sendromlu çocuklar için bir anda gayret kesilmiş,cengaver bir gönüllü oluvermiş.
"Bunu da yapmış vay be!!" diyeceğiniz aklınıza gelebilecek hangi alan var ise onu ve imzasını görürsünüz.
Yıkık dökük bir köy okulunu kolej seviyesine dönüştürüp modern bir okul vücuda getirmiştir.. Bir kez daha hayran kalırsınız..
Yangın, deprem, sel... Başımıza gelebilecek her türlü afette, o meleği bir anda tırlar dolusu yardım malzemesini toplarken görürsünüz.
İhtiyaç sahibi ailelere eğitim yardımından tutun da gıda yardımlarına kadar uzanan uzun bir listenin altında yine onun (Altın) kalbini (Ay) gibi aydınlık yüzünü (Görmüş) olursunuz.
Evet kim olduğunu hemen hemen anladınız değil mi?
Altınay Görmüş kardeşimden bahsediyorum.
Ben onu yıllar yıllar önce CHP gençlik kolları genel başkan yardımcısı olduğum dönemde İzmir gençlik kolları üyesi olarak tanıdım. Henüz o yıllarda sanırım ya lise talebesiydi yada liseyi yeni bitirmiş üniversite sınavlarına hazırlanan bir kız çocuğuydu.
Şimdi gözlerimin önüne geliyor da.. Erkeksi saç kesimi ile dikkat çeken, hareketli bir gencecik kız. Hatta öyle ki kimi erkek arkadaşları bu hallerinden dolayı ona "birader" diye hitap ediyordu.
Evet bizim Altınay böyle bir çocuktu.
Şimdilerde tamamen gönüllülük esasına dayalı,canla başla gayret sarfettiği,müthiş bir mesai sergiliyor.
Altınay ve çığ gibi büyüyen gönüllü ordusu, doğru çalışmalar, doğru koordinasyon ile ihtiyaç sahibi her yere, her noktaya tüm Türkiye coğrafyasına imdat oluyorlar.
"Nasıl beceriyorsun, bunca hummalı çalışmanın üstesinden nasıl geliyorsun?" diye sorduğumda ise, "50 lira 100 lira büyük paralar başkan, herkes biraz biraz destek oluyor, destekler birleşip kartopu gibi bir anda çığ olup çıkıyor." diyor.
Belediyelerin desteğini almadan, bilakis belediyelerin yetişemediği durumlarda onlar imdada yetişiyor.
Yani öyle hazıra konan mevcut belediye kaynaklarını kullanan bir ekipten bahsetmiyorum, senden benden küçük yardımlarla destanlar yazan bir gönüllü kardeşimden ve ekibinden bahsediyorum.
Şimdi dilerseniz sizlere onun ve gönüllülerinin bazı çalışmalarını sıralayım. Çok söze gerek kalmadan icraatlarını konuşalım.
Onun ve dostlarının sıcacık kalbini hep birlikte görelim;
10.000 in üzerinde aileye gıda yardımı,
298 öğrenciye her ay 500 tl burs,
5000 in üzerinde çocuğa bot ve mont yardımı,
1786 engelli bireye tekerlekli sandalye,
5000 den fazla hastaya her ay hasta bezi,
726 hasta hasta yatağı,
287 ögrenci evine eşya desteği,
428 depremzedeye İzmir ve Ankara da eşya desteği,
2000 üzerinde çocuga yardımcı ders kitabı desteği,
1616 çocuğa laptop,
2016 adet askıda elektrik faturası,
976 adet mutfak tüpü,
Malatya'da iki adet konteyner anasınıfı,
127 tır deprem bölgesine yardım,
118 tır yangın bölgesine yardım,
Muhtarlıklara kedi köpek maması destegi,
2000 öğrenciye kırtasiye yardımı,
19 köy okulunun adeta kolej sınıfı haline getirilmesi.
Daha saymayacağım kadar çok çalışma.
Onu yetiştiren, kalbine sıcacık sevgi ve merhamet tohumlarını eken Öğretmen annesine ve öğretmen babasına teşekkür ederken onların biricik kızları ve benim de sevgili arkadaşım kardeşim Altınay Görmüş'ü dilerseniz birazda görseller anlatsın.
.




























