Bir masa, bir sandalye ne işe yarar, bunlarla ne iş yapılabilir diye düşünmeyin ve onları küçümsemeyin; şansınız yaver giderse(!) onları kullanıp milyon dolarlarca kredi alabilirsiniz…
Ayrıca, bankalardan yapılan yolsuzlukları ciddiye alan, bunlarla mücadele etmek, önlemek isteyen devlet yetkilileri açısından ise bir masa ve bir sandalye ile neler yapılabileceğinin bilinmesi, bu mücadelelerinde kendilerine çok faydalı olacaktır.
Dün internet sitelerinde, geçmiş tarihli banka yolsuzlukları ve sonuçları ile ilgili araştırma yaparken Anayasa Mahkemesi'nin 2013/7996 başvuru numaralı ve 17.02.2016 tarihli bir kararı dikkatimi çekti. Karar, eskiden gazetelerde adına sıkça rastladığımız iki kişinin; haksız olarak tutuklanma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, hakkaniyete uygun yargılama yapılmaması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindi.
Her iki ismin başvuru konusu yaptıkları İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada, haklarında 30.05.2012 tarihli karar ile 12 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ve bu karar da kesinleşmişti. Anayasa Mahkemesi, her ikisinin de adil yargılanmadıkları yolundaki iddialarının dayanaktan yoksun olduğuna, dolayısıyla Mahkeme kararının yerinde olduğuna hükmetmiş, ancak yargılamanın 12 yıl sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanmadıkları sonucuna varmış ve lehlerine 15.900,00 TL tazminat ödenmesine karar vermiş.
Hani bir masa bir sandalye ne işe yarar diye sormuştuk ya; işte bu olay bir masa ve bir sandalye ile neler yapılabileceğine güzel bir örnek!
Nasıl yani sorusunun cevabını ise bankaların nasıl hortumlandığı konusunda AKP'nin ilk yıllarında oluşturulan (10/9) Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan Raporun 407. sayfasında bulmak mümkün. Raporun 407. sayfasında, Anayasa Mahkemesi'nin 2013/7996 başvuru numaralı ve 17.02.2016 tarihli kararına konu olan ve başvuruda bulunan iki kişinin 12 yıl 6 ay hapis cezası almış olduğu olay anlatılıyor.
Rapordaki; "Halk Bankası Levent Şubesi’nden aynı gruba ait…sabit nolu firmalara verilen krediler Kamu Bankalarından amacı dışında kullandırılan kredilere ilginç bir örnek teşkil etmektedir. Söz konusu kredilerle ilgili olarak Hazine Kontrolörlerince düzenlenen 28.06.2001 tarih, 116/14-91/12-327/14 sayılı raporda (21-23. sayfalar); yatırım yapma amacıyla alınan kredilerin firmaların faaliyet konularının çok üstünde olduğu, yapılan yatırımın 40-50 katı tutarında kredi kullandıkları, ithal edilecek mallar için alınan kredide, ithali yapılan mala ait kesin fatura, konşimento gibi sevk evraklarının ibraz edilmediği, ihracatçı firma olarak görünen Estone Financial SA adlı kuruluşun İsveç’te ticaret sicili kaydının bulunmadığı ve adresi ile telefon numarasının da bir avukatlık bürosuna ait olduğu, hususlarına yer verilmiştir..." ifadelerinde ismi geçen Estone Financial SA adlı şirket, bahsini ettiğimiz bir masa bir sandalye mal varlığı olan şirket türünden ve bu şirket aracı kılınarak …sabit nolu firmaların Halk Bankası'ndan temin ettiği krediler 120 milyon dolar civarında.
Bu örnekten de anlaşıldığı üzere, Ülkemizde, kamu bankalarından verilen kredilerin bahsettiğimiz türden usulsüzlüklere konu olmaması, amacına uygun olarak kullanılması isteniyorsa; konuyla ilgili devlet yetkililerimizin ve denetim elemanlarının, sadece bankadaki belgelerle yetinmeyip, kredi alan şirketin bu krediler ile neler yaptığını da araştırması gerekir.
Bakın, geçmiş dönemde (10/9) Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu tarafından örnek bir çalışma başlatılmış, ancak Komisyon süresi yetmediğinden sonuçlandırılamamış. Raporun 406 ve 407. sayfalarında çalışmaya ilişkin olarak şu ifadeler yer alıyor:
"Bu bankalardan kullandırılan kredilerle ilgili olarak yapılan soruşturmalar sonucunda düzenlenen raporlarda olayın sadece kredi verenler açısından sorumluluklarının olup olmadığı yönünde incelemeler yapılmış, kredilerin amacına uygun olarak kullandırılıp kullandırılmadığı, şirketler için alınan kredilerin ortakların şahsi hesaplarına, diğer şirketlerine veya 3. şahıslara aktarılıp aktarılmadığı hususlarının araştırılması ise eksik kalmıştır.
Örneğin; Halk Bankası Antalya Şubesi’nden… ve Ziraat Bankası İzmir Şubesi’nden…sabit no ile toplam 70.000.000 USD kredi kullanan aynı gruba ait firmalardan olan alacaklar tahsil edilememiş ve takibe intikal etmiştir. Söz konusu gruba ait…nolu firmaya Ziraat Bankası’ndan kullandırılan kredi ile ilgili olarak Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 16.11.2001 tarih, 11/2001-8 sayılı raporda firma ortaklarının 300.000.000 USD şahsi malvarlıklarının olduğu ifade edilmiş, ancak kredilerin şahsi hesaplara, diğer şirketlerine veya 3. şahısların hesaplarına geçirilip geçirilmediği hususunda araştırma yapılmamıştır. Kullandırılan kredilerin şahsi mal varlıklarına, diğer şirketlerine veya 3.şahıslara aktarılmış olabileceği ihtimali üzerine Komisyonumuzca bu yönde bir araştırma yapılmak istenmiş, ancak Maliye Bakanlığından istenilen çalışma Komisyonumuz süresi içinde sonuçlandırılamamıştır. Raporumuz ekinde bu firmalara Ziraat Bankası’ndan ve Halk Bankası’ndan kullandırılan kredilerle ilgili açıklamalara detaylı bir şekilde yer verilmiştir."
Ne dersiniz, Komisyonun süresinin yetmemesi nedeniyle yapılan çalışma, daha sonra bu Raporu okuyan devletimizin yetkilileri ve ilgili Banka yetkilileri tarafından tamamlanmış ve özellikle 3. kişilerin kim olduğu, kredilerin bu kişilerin hesaplarına neden geçtiği konuları araştırılmış mıdır, yoksa eski dönemdeki işlerin araştırılması yeni dönemde de birilerine dokunduğundan veya krediyi alanlar her dönemde işini yürütebilen yetenekli insanlar olduğundan varsa bir usulsüzlük üstü kapatılmış mıdır?
Sizce?...




























