Telefon
WhatsApp

CHP 38. OLAĞAN KURULTAYI’NIN FOTOĞRAFI VE ÖDEVİMİZ
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

CHP 38. OLAĞAN KURULTAYI’NIN FOTOĞRAFI VE ÖDEVİMİZ

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri nedeniyle ertelenen 38. Olağan Kurultayımızı 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yaptık.

Kurultay sonunda delege iradesi yönetim değişikliği ortaya koydu. 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan 33. Olağan Kurultayda Genel Başkanlığa seçilen Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay sonunda Genel Başkanlığı Sayın Özgür Özel’e devretti.

Baştan yazayım. Sayın Kılıçdaroğlu seçimi “kendi ekibine” karşı kaybetti.

Nasıl mı? Yazayım.

34. Olağan Kurultayından bu yana gerek TBMM’de, gerek parti yönetiminde Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber görev yapmış arkadaşların yüzde 80’i 14 Mayıs 2023 seçimleri öncesine kadar parti yönetiminde, PM’de, MYK’da görevli olanlardı. Hatta kimileri seçimlerin lehimize sonuçlanacağından o kadar eminlerdi ki, milletvekili adayı bile olmadılar. İşgal edecekleri Bakanlıklar bile kamuoyuna açıklanmıştı. Milletvekili listeleri de (Altılı Masa bileşenlerine verilen 39 milletvekilleri de listede yerlerini almışlardı) bahsedilen arkadaşlardan oluşan heyet tarafından şekillenerek PM’ye “onaylanmak üzere” sunuldu. PM’den de itirazsız geçti. Liste YSK’ya gönderildi.

İzlediğim filmlerde gördüğüm kadarıyla, Hıristiyanların nikah törenlerinde nikahı kıyan görevli törene katılanlara der ki; “Bu nikah için söyleyecek sözü olan ya şimdi söylesin, söylemeyecekse, ömür boyu sussun.”

Seçimlerin sonucundan o kadar emindik ki, sonrasındaki makamlarımız belli olduğundan; “Ne oluyor? Kimler var listelerimizde? Tabanımızın kabul etmeyeceği isimleri nasıl milletvekili yaparız? Ortaklarımızın oy oranını belirledik mi? Ortaklarımızın halaları, teyzeleri, büyükanneleri CHP’ye oy verecek mi? Ortaklar, tabanlarını CHP listelerine oy vermek için yönlendirecekler mi?” gibi soruları sorma gereği duymadık.

Seçim sonrasında gördük ki, milletvekili listelerini yetkili arkadaşlarımız yapmamış. Parti tabanı olan biz üyeler yapmışız! O nedenle de yetkililer listelere sahip çıkmıyorlar!

Şöyle ya da böyle, bir kurultay yaşadık. Kurultay Delegeleri “Sokağın Sesi”ni dinledi. Yönetim değişikliği yaptı. Oy kullanırken, beş ay öncesine kadar “Kılıçdaroğlu Doktrini’ni Türkiye’nin her yerinde anlatacağım” diyen, sonrasında da geleceklerini Kılıçdaroğlu karşıtı blokta görenleri hiç mi hiç dikkate almadı. İktidara susamış CHP tabanının düşüncesini yansıttı verdiği oy ile.

Kurultay Delegeleri, yeni yönetime önemli mesajlar verdi:

Seçim İttifakları kuracağın zaman, 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesi, CHP Cumhurbaşkanı adayına evet deyip, gece yarısı kendi adaylığını açıklayan ve “Kahretsin, ben bu adamı seçtirmek zorundayım” diyenlerle “İttifak yapma” dedi.

Kurultay Delegeleri, Ekmeleddin vakası sonrasında “Tabanımızı istediğimiz şekilde yönlendiririz” diyen, “Doğu ve Güneydoğu’da AKP artıklarını parti yönetimine getirmek için Genel Başkanı ikna eden danışmanları istemiyoruz” dedi.

Kurultay Delegeleri, Genel Başkan Özgür Özel’e, listesini deldirerek, (hiçbir listede olmayan Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz dahil) “sağduyusuna inandığım kişilerle çalış” dedi.

Bana göre bayram havasında geçti Kurultay.

31 Mart Yerel Seçimlerine çok zamanımız yok. Üyesiyle, yöneticisiyle kapı - kapı dolaşma zamanı gelmiştir. Kaybedecek bir saatimiz dahi yok.

Türkiye’de otoriter/totaliter bir yönetimin yol taşları son sürat döşeniyor. Hukuk ayaklar altına alınıyor, kural tanımazlık ayyuka çıkıyor.

Anayasa Madde 6 der ki:

“Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. …Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz”.

Anayasa Madde 153 der ki:

“Anayasa Mahkemesi kararları yargı, yürütme ve yasama organları, idari makamları, gerçek ve tüzel kişileri bağlar”.

Ne yazık ki, yargı organları, iktidar eliyle sorun çözen değil, sorun üreten konumdadırlar ve en üst yargı mercii olan Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımamakla, kaos üretmektedirler.

İşte tam da bu ortamda, Gazi Mustafa Kemal’in işaret ettiği “…işte bu ahval ve şerait içinde dahi…” AKP/MHP iktidarının gerici, laiklik karşıtı yönetimine son vermek, Doğusuyla-Batısıyla ülkedeki bütün Demokrasi Güçleriyle şeffaf bir şekilde ittifaklar kurulmalı;

Belediye Başkan adayları belirlenirken, popülist politikalardan uzak durulmalı. Belde-İlçe ve İllerde seçmenlerin demografik yapısı göz önüne alınmalı. Seçimi kazanacak, şaibesiz, etnik yapı/mezhep temelinde politika yapmayacak adaylar belirlenmeli. Belediye Meclis Üyelikleri için de fermuar usulü uygulanmalıdır.

Belediye Meclislerinde de çoğunluğu alma hesabımız olmalıdır.

Ankara’mızı irdelersek, Çankaya-Elmadağ ve Yenimahalle’nin yanına Gölbaşı-Etimesgut-Mamak-Bala-Evren-Haymana-Polatlı-Kalecik-Ayaş-Nallıhan gibi İlçeleri de alıp, ABB’nin 147 Meclis Üyeliğinin en az 80’nini kazanmalıyız.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel görev dağılımı yaparken liyakate önem vermelidir.

Bilinmelidir ki partimizde “kral öldü, yaşasın yeni kral”cılar her dönem olur ve kısa sürede kuşatırlar karar vericilerin etrafını.

Bilinmelidir ki “Hayır, çekilmenize izin vermiyorum. Vuruşarak çekileceksiniz” diyenler, ilk fırsatta yeni limanda güvenli yer kapma peşinde olacaklardır.

Parti yönetiminde sağduyunun egemen olacağına inanıyor, Demokrasi Güçlerini 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri için birlikteliğe davet ediyorum.

 

Nurettin Aslan

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği