Cumhuriyet Halk Partisi İç Dinamikleri İle Sorunlarını Çözebilir mi?
Hem dünyada hem de ülkemizde topluluklar, zaman zaman resmi devlet mahkemelerinin dışında; kendi oluşturdukları komisyonlar, kurullar veya halk meclisleri benzeri yapılar aracılığıyla kronik sorunlarını çözebilmekte ve varlıklarını güçlü bir şekilde sürdürebilmektedir.
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşadığı sancıları da kendi iç dinamikleriyle, öz gücüyle çözmesi kesinlikle mümkündür. Ancak bu tarihsel potansiyelin hayata geçirilebilmesi; mutlak bir iyi niyetle hareket edilmesine, kişisel ikbal hesaplarının yerini toplumsal çıkarların almasına, ülkenin ve örgütün geleceğinin her şeyin üzerinde tutulmasına bağlıdır.
Tarih ve sosyoloji, resmi mekanizmaların dışındaki kurumsal uzlaşı kültürüne dair bizlere çok güçlü örnekler sunmaktadır:
Alternatif Çözüm ve Uzlaşı Modelleri
Halk Mahkemeleri: Genellikle devrim, savaş veya olağanüstü kriz dönemlerinde kurulu düzenin yargı organları yerine açılan sıra dışı mercilerdir. Kararların hukuk uzmanlarından ziyade halkı temsil eden komiteler tarafından verildiği bu yapılar, Fransız Devrimi'nden Sovyet Rusya'ya kadar pek çok dönemde rejimlerin kendi iç düzenlerini koruma ve dönüştürme aracı olmuştur.
Alevi-Bektaşi İnancında "Dara Çekilme": Kulun kuldan razı olması esasına dayanan, toplumsal barışı ve vicdani hesaplaşmayı sağlayan en önemli ikrar ve arınma ritüelidir. Görgü meydanında dargınlıklar giderilip rızalık alınmadan, haklar sahiplerine iade edilmeden dardan inilmez. Böylece hem bireysel vicdan temizlenir hem de toplumsal adalet ve birlik yeniden tesis edilir.
Doğu’daki Aşiret Mahkemeleri: Resmi yargı mekanizmalarının yetersiz kaldığı dönemlerde, bölgesel örf temelinde ortaya çıkmış geleneksel hakemlik kurullarıdır. Kanaat önderleri ve akil insanların yürüttüğü bu sistemde uyuşmazlıklar, yazılı kanunlarla değil, toplumsal barışı ve dengeleri korumayı amaçlayan sözlü gelenekler ve köklü sadakat bağları üzerinden çözülür.
Türkmen Aşiretlerinde Uzlaşı Kültürü: Türkmen boyları, kendi aralarındaki husumetleri çözmek için "ak sakallılar" veya "il ileri gelenleri" olarak adlandırılan deneyimli kanaat önderlerinin hakemliğine başvururlar. Yazılı hukuk yerine nesiller boyu aktarılan Türk töresini ve karşılıklı rızalığı esas alan bu mekanizmada, en büyük krizler dahi diyet ödeme veya barış yemekleri ile tatlıya bağlanarak toplumsal birlik korunur.
Bugün CHP İç Sorunlarını Ancak İç Dinamiklerle Çözebilir
CHP’nin içinde bulunduğu çıkmaz sokaktan kurtulması mümkün müdür?Bu sorunun yanıtı net bir şekilde "mümkündür." Bu kurtuluş; sadece niyetin halis kılınması ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzel kişiliğinin, tarihsel misyonunun kurumsal geleceğinin her şeyin üstünde tutulmasıyla gerçekleşebilir.
Farklı toplulukların devlet mahkemeleri dışında geliştirdiği bu uzlaşı kültüründen ilham alarak, Cumhuriyet Halk Partisi de kendi içinde köklü bir adım atabilir. Parti; tüm tarafların güveneceği, tarafsızlığı, ahlaki otoritesi ve saygınlığı tescilli, akil kişilerden oluşan “bağımsız bir tahkim ve uzlaşı komisyonu” kurabilir.
Tüm aktörlerin bağlayıcılığını peşinen kabul edeceği bu komisyonun yapacağı objektif araştırmalar ve alacağı kararlar sayesinde, parti içi kırılmalar devlet mahkemelerinin koridorlarında değil, örgütün kendi öz vicdanında ve öz hukukunda çözüme kavuşturulur.
Unutulmamalıdır ki; Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaşadığı ve iç sorun gibi görünen bu durum, yalnızca partilileri değil; tüm Türkiye’yi, Türkiye halkını ve hatta yakından takip eden Orta Doğu başta olmak üzere dünya kamuoyunu ilgilendirmektedir. Çünkü ana muhalefet partisinde yaşanan gelişmeler, sadece bir siyasi partinin iç meselesi olmanın çok ötesinde; bölge coğrafyasında demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barışın geleceği açısından doğrudan belirleyici bir role sahiptir.
Türkiye’yi yönetmeye talip olan Cumhuriyet Halk Partisi, kendi iç hukuku niteliğindeki bu kurumsal uzlaşı adımını attığı takdirde, kronikleşen sorunların üstesinden en kısa sürede gelecektir. Bu hamle; partiyi içeriden ve dışarıdan yıpratmak isteyenlerin oyununu bozacak, mevcut statükoyu bütünüyle lehine çevirecektir. Topluma yeni bir hikaye, güçlü bir çıkış ve güven veren bir yönetim vizyonu sunarak, partinin iktidar yürüyüşünü büyük ölçüde hızlandıracaktır.
-Süleyman Rıdvanoğlu-




























