Aklımız ve bilime verdiğimiz önem açısından malesef depremde pek geçer bir not alamadık.
Ama deprem sonrasında yüce gönüllü milletimiz topyekûn büyük bir zerafet göstererek tüm dünyanın büyük takdirini kazanmaktadır.
Yüce milletimizin insani duyguları, siyasal İslamcılar tarafından çok istismar edildi.
Uzun zamandır siyasal İslamcılar gerek inançları, gerek maddi varlıkları yoğun bir şekilde istismar ederek bu güne geldi...
Siyasal iktidar yapılacak yardımları kendi eli ile tek elden yaparak siyasal rant devşirme çabasındadır.
Deprem bölgelerinden yansıyan organizasyon yetersizliği sebebi ile milletimiz AFAD ve Kızılay gibi kurumlara pek güven duyamaz hale gelmiştir.
O sebeple ki insanlar başka kurumlar aracılığı ile yardımlarını bölgeye aktarıyor.
İnsanlar gerek belediyelere, gerek seküler dernek ve vakıflara yönlenmektedir.Devleti yönetenler için utanç verici bir durum..
Ama hükümet gelen tüm yardımları AFAD ve Kızılay bünyesine alıp kendisi dağıtma gayreti içerisine girmiştir.
AFAD ve Kızılay kadroları organizasyonlarda yetersiz kaldığı çok açıktır.
Gerek mantalite gerek kadro olarak bu kadar büyük bir felaketin yol açtığı mağduriyete cevap verememektedirler.
Kendilerinin yetişemediği yerde ise, hiç bir liyakatı ve yeterliliği bulunmayan sicilleri son derece bozuk olan cemaat ve tarikat kadrolarını kullanarak siyasal rant devşirme amacı ile 14 Mayıs seçim hesabı yapıyorlar.
Oysa ki yüce gönüllü İslam dininin öğretileri bu uygulamanın tam zıddını emrediyor.
Yüce Allah Kur'an-ı Kerim de bizlere Maide suresinde şöyle emrediyor;
"İyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın; günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın."
Siyasal İslamcılar maalesef ki Maide süresinin tam tersi hareket etmektedir.
Gelen yardımların yarışırcasına ihtiyaç sahibi depremzedelere ulaştırılmasını engellemektedir. Günah ve düşmanlıkta ise bir birleri ile yarışmaktadırlar.
Bütün insanların ister istemez bir başkasının gücüne, parasına, fikrine muhtaç olduğunu unutuyorlar.
"Zen merde, civan pîre, kemân tîre muhtaç.
Ebnây-ı beşer, hâsılı birbirine muhtaç."
Yani; kadın erkeğe, genç ihtiyara, yay oka muhtaç. Kısacası insanlar birbirine muhtaç denilmektedir.
Ama siyasal iktidar yardımlar konusunda, başka bir kurumun ya da insanların organize olup topladıkları yardımları, imdada yetişmelerini siyasal kaygıları sebebi ile engellemektedir.
Ok yaya muhtaç ise, günün sonunda imdat diyene yetişmek amaç değil midir.?
Yüce Allah yine bu gibi durumlar için bakın Bakara suresinde ne diyor;
"Rabbinin rahmetini onlar mı bölüyorlar? Dünya hayatında insanların geçimlerini aralarında dağıtan biziz. Birini diğerine iş gördürmesi için kimini kiminden zengin kıldık. Rabbinin rahmeti onların topladıkları yığınlardan hayırlıdır."
Hz. Peygamber ise şöyle buyuruyor:
"Üç şey ölünün arkasından mezara kadar gider: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ile malı, kalan da amelidir."
Siyasal İslamcılar hangi amel ile mezara girecekler,doğrusu merak ediyorum..
Cenab-ı Hak, Bakara suresiyle Kur'an'ı Kerîm'de:
"Hayır ve iyilik yapmak hususunda birbirinizle yarışınız." demektedir.
Siyasal iktidar neden insanları hayır işlerinde birbiri ile yarışırcasına koşmasından rahatsızlık duyar!!
Beceremiyor, yetişemiyorsunuz bunu görün artık.
İnsanlara, belediyelere, derneklere ve vakıflara gölge etmeyin...Gölge etmek hafif kalır,düşmanlık etmeyin..Örneğin Haluk Levent ve bir çok gönüllü tarafından kurulan AHBAP derneğinin elini kolunu bağlamak için gösterdiğiniz gayreti depremin ilk gününde sahada olmak konusunda gösterseydiniz.Nedir korkunuz?
Depreme üç gün sonra ancak yarım yamalak gelebildiniz. Bırakın bundan sonra mağdurların yarasını millet olarak beraber saralım. Gölge etmeyin başka ihsan istemeyiz!




























