Telefon
WhatsApp

EMEKLİLER KIRILGAN
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Bunca ekonomik krizin vurduğu emekliler ormanlar  toplu halde yakılırken,eğitim ve sağlık vahşi kapitalist firmaların vicdanına teslim edilmişken,Diyanet İşleri Başkanlığı ortalama bir ülkenin bütçesi kadar para kullanıp halâ cami önlerinde  para toplarken,koskoca il valilikleri SMA hastası çocuklar için kent merkezlerine yardım toplama kasaları koyup hasta çocukların ailelerinin duygularını sömürüp para toplanan paralar 4 milyon olmayınca  cezalandırma bahanesiyle el koyarken biz duyarsız kaldık. 
Bölgelere göre planlandığı artık o kadar net gözükmesine rağmen eş güdümlü olarak çıkarılan orman yangınlarına karşı,devletin her ne hikmetse bilerek ve isteyerek söndürmediği orman yangınlarında sadece sınıfta kalmadık. Tabiri caizse duyarsızlıkta sınıfta çaktık. Benim şahsen bir şey yapamıyor olmaktan vicdanım sızlıyor. Dağlarda, ormanlarda hayatın yok edilmesine karşı elimden bir şey gelmiyor. Ortada devlet olmadığı için bile bile kendilerini yangına şehit vermiş fedakar insanlarımız için (bugün için 10 kişi) elimden bir şey gelmediğine üzülüyorum. Keşke üzülmek işe yarasaydı,o da olmuyor. Keşke 17 milyon emekli birlik halinde olsaydı da bu utanç verici parçalı yapıyı görmeseydik. Eğer biz madem ki hayattan ders çıkarmış emeklileriz,öyleyse nedir bu parçalı yapı ? Bu tip soruları kendimize ve çevremize sormalıyız.

Emekli sayısı arttıkça emekli derneklerinin ve sendikalarının üye sayıları düşüyor. Geçen ay itibariyle 16981000 olan emekli sayısı belki de bu ay  17 milyonu aşacak. Emekli dernekleri ve sendikalarının üye sayısı ise azalarak tam 1 milyon sınırına oturdu. Tabana güven verecek konfederasyon yada federasyon çalışması da ufukta görünmüyor.
Yine de haklarını yemeyeyim ama emekli kuruluşları platformu oluşumu çalışmalarını sürdürüyor ve dönem sözcülüğünü her yıl bir dernek yapıyor. Bu dönem TÜM EMEK.DER. adına genel başkan Satılmış Çalışkan dönem sözclüğünü yürütyor. En azından böyle bir demokratik oluşumun yürümesini menuniyetle karşıladığımı belirmeliyim. Ancak 17 milyon emeklinin 1/17 sini temsil ettiğimizn de farkındayız ve el2ştiren kişi ve kurumları da bu noktada bizm eleştirme hakkımız olsun. Haksız eleştirilere yönelik diyebilirim ki 'emeklilerin örgütlü gücü bu kadar kardeşim,eleştiryorsan git bizden daha güçlü bir yapı kur ve seni destekleyelim,eğer beceremiyorsan engel olma artık...'
 Eğer bu milyonlarca insan adına akıllıca manevralar yapmazsak ve güven vermezsek bu kadar insanın umutları suya düşer diye bir kaygımı da tarihe bir not düşmek adına belirtmek istiyorum. Yani biz zaten özeleştirimizi verigor durumdayız. Yani örgütsüzlük umutsuzluk ve belirsizliktir. Çünkü örgütlü güç kazanır. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Emekliler yeterince örgütlü olmadıkları için sürünüyorlar. Sürünme deyimini bilerek kullanıyorum. Ortalama bir elektrik, su,gaz,telefon,internet  faturalarının adet başına 1000 liraya yakın olduğunu düşünürseniz geçinme indeksinin ne kadar berbat olabileceğini hesaplayın artık !

 Eğer maaş bağlama sistemi ve yasası kaçaksaray rejimi tarafından değiştirilmezse (ki öyle görünüyor) gelecek yıl emekli sayısı 17,5 milyonu aşacak. Çünkü mevcut sistem maaşları %25 daha düşük hesaplıyor ve emekli adayları bunu bildikleri halde bizden değişiklik olup olmayacağını soruyorlar. Emekliler için bu durum ölümlerden ölüm beğenme durumu. Zira bireyael olarak ne yapsalar boş. Bireysel davranmayı, emekli dernekleri ve emekli sendikalarının neden hak alamadıklarını da sorgulamıyorlar ama sisteme olan umutlarını yitirmişler. Yine de emeklinin büyük bir kısmı, 10 milyondan fazlası bu işlerin kader olduğunu düşünüp muhafazakar davranıyor.  Çalışma bakanı emekilerin 10 milyonunun akp'ye oy versiğini söylüyorsa bu bizim için utanç verici bir durumdur ve gülelim ağlanacak halimize...Bu fikre itiraz edecekler oluyor ama mücadele eden en diri kitle olan 2 milyon EYT'li kanun çıkar çıkmaz tasfiye oldu ve mücadeyi bıraktı. Şimdi çoğunluğu 14469 liraya talim ediyor ve daha 16881  liranın bugün itübariyle 1 lirası bile ceplerine girmeden her şeye %25. zam yapıldı. Daha enflasyon farkları ceplerine girmeden para devletin kasasında eridi. Daha da eriyecek. Çünkü NAS politikaları gereği kaçaksaray rejimi yine faiz indirmeye başladı,yine döviz ve altın fiyatları artacak;dolayısıyla enflasyon yine artacak. Tutamayacaklar. Çünkü kontrolü kaçırdılar ve zam yaparak enflasyon düşürmeye çalışıyorlar,düşüremeyecekler. Zira ekonominin kurallarını bilmeyen ve ekonomist olduğunu iddia eden ama imam hatip mezunu bir cumhurbaşkanının ağzına bakıyorlar.

Umarım bunları görür ve kendi kırılgan noktalarımızı tamir eder,birlik ve bütünlük sağlarız. Gerisini düşünmek bile istemiyorum.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Murtaza ak Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği