Son günlerde gıda ürünlerinin dünyada ve özellikle ülkemizde astronomik şekilde yükselmesi , insanlarda hızla bir gıda krizine mi? doğru gidiyoruz düşüncesi haklı bir endişe olabilir. Ancak bir üretici gözüyle baktığımızda ise bu buz dağının görünen yüzü olduğunu düşünüyorum.
Yaşanabilecek bu gıda krizini bazen ithalat yoluyla yada, pahalı da olsa bir şekilde üreterek aşabilme şansımız olabilir. Ama asıl önemli olan ve en acil olarak önlem alınması gereken ÜRETİM KRİZİDİR .
Bu önemli noktayı şöyle izah edecek olursak . Tarımsal üretim olmaz ise, ekmeğin yada bir şekerin tarladan sofraya gelene kadar üretici, nakliyeci, fabrikacı, market raflarına ulaşanadek geçtiği bir çok aşamayı göz önüne almalıyız.
Eğer bu önemli noktayı gözden kaçırırsak bu sektörden doğrudan yada dolaylı olarak geçimini sağlayan insanlar ya işlerini yada iş yerlerini kaybedince ekonomide çarklar tamamen durmuş olur ki sanırım en kötü senaryo bu olsa gerek.
O yüzden birinci önceliğin üretimdeki girdi maliyetlerinin (özellikle mazot, gübre ve tohumdaki ) düşürülerek başta üretimin yapılması sağlanmalıdır.
Bu sayede hem gıda krizi olmaz, hem de üretim krizinin yaratabileceği derin bir ekonomik tahribatın da önüne geçilmiş olur diye düşünüyorum.




























