Telefon
WhatsApp

HALKIMIZ İKTİDARA SANDIKTA HESAP SORDU...
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

HALKIMIZ İKTİDARA SANDIKTA HESAP SORDU

İktidarın yürüttüğü böl, parçala, yönet siyaseti tutmadığı gibi, din, siyaset ve ticaret odaklı yönetim anlayışı da bu yerel seçimde hiç işe yaramadı. Emeklilerin açlık sınırında olması, halkın gün be gün yoksullaşması süreçlerinin bir uzantısı olarak halkımız sandıkta tepkisini gösterdi. Filistin’deki katliama göz yuman, İsrail ile ticari faaliyetini devam ettiren iktidara halkımız yeter artık dedi. Bize düşen de bu tepkileri örgütlü güce çevirmektir.

Düşük emekli maaşı, fakirlik, yoksulluk halkı yıldırdığı gibi, yatırımcı, girişimci ve esnafın yarına olan kaygıları da her geçen gün büyüdü. Gençlerimiz geleceğe dair umutlarını kaybedip göçe zorlandı. Köylü toprağını ekemez oldu. Dışa bağımlılık arttı. Kadınlarımız mutfakta aş yapamaz duruma getirildi.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa Projesi, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkıp ön plana çıkarması, tabanda sağcı, solcu ve muhafazakâr halkı iktidara karşı yan yana getirdi.

2024 Mart seçiminde; İyi Parti ve Dem Partisi tabanı kendiliğinden CHP’ye oy verdi. AKPli seçmenin bir kısmı sandığa gitmedi. Cumhuriyetçi ve Atatürkçü taban CHP’ye oy verdi. Muhafazakâr tabanın da bir kısmı Yeniden Refah Partisi’ne kaydı. Bu seçim sonuçlarına bakıldığında halkımızın iktidara kırmızı kartı gösterdiği açıkça görülmektedir.

CHP Genel Merkez yönetimi, kurultaydan yeni çıktığı için yerel yönetim seçimlerinde pek aktif olamadı. İstanbul, Ankara, diğer il, ilçe, belde CHPli başkan adayları, belediye meclis üyeleri ve partililerimiz iyi çalışıp başarılı bir sonuç aldılar.

İktidar partisi; seçimleri kazanmak amacıyla bakanları, valileri, kaymakamları ve kamunun bütün gücünü arkasına alarak siyasi çalışma yürüttü. Cumhuriyet tarihinde ilk kez AKP; devleti, daha önce dahil olduğu pek çok seçimde olduğu gibi, bu seçimde de siyasileştirmiştir. Bunun son derece yanlış bir uygulama olduğu aşikardır.

İktidar partisinin bütün bakanları, çakarlı makam arabalarıyla, korumalarla şaşaalı bir şekilde seçime dâhil olmaları, sokak ve caddelerde boy göstermeleri halkın tepkisine neden olmuştur. Devlet hiçbir zaman bu kadar siyasete alet edilip yıpratılmamıştı. Devlet ve iktidar/hükümet kavramları Cumhuriyet tarihimizde hiçbir zaman birbirinin içine bu denli girmemişti. Bizim vergilerimizle bu seçim çalışmaları yapılmamalıydı.

Vatan, millet, bayrak diyen sözde milliyetçi T. Altınok Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu. Belediye başkanlığı döneminde kurduğu A takımıyla, Ankara’nın Keçiören ilçesinde solcu, Alevi ve Kürt vatandaşlar üzerinden estirdiği terör ve uzantısında yaşananlar toplum vicdanında çok taze bir biçimde durmaktadır. Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydı geçmişte çok can yakan bu faşizan anlayışını Cumhuriyetin başkenti Ankara’ya taşıyacaktı.

Altınok’un; rant, talan, vurgun ve tefecilik üzerinden küçük bir ülkenin yüzölçümüne denk gelecek arazi ve arsa sahibi olduğu anlaşıldı. Antalya’da 600 daireye sahip olduğu tespit edildi. Sözde milliyetçinin sahte milliyetçiliği deşifre olmuştur. Üzülerek söyleyelim ki yürüttüğü faşizan ve çete anlayışına kamu kurum ve kuruluşları sessiz kalmıştır. Halkımız bu seçimde hesap sorup T. Altınok’u tarihe gömmüştür.

Ne yapmalı? 1989 yılında SHP ile yerel yönetimlerde iktidar olmuştuk. Ben de o dönem Genel Merkez’de Gençlik Kolları genel sekreterliğini yapmaktaydım. 80 darbesi ile oluşturulan baskılar, cezaevleri, sürgünler sol ve sosyal demokratların üzerinde büyük baskılar oluşturmuştu. Adeta nefes alamıyorduk. Yerel yönetimde iktidar olmamızla o dönemde rahat bir nefes aldık. Fakat beklenen başarıyı sağlayamadık. Ders çıkarttık.

Şimdi halkımız tekrar bize bir fırsat verdi. Hepimize görev düşüyor. Bulunduğumuz her alanda birlikte çalışıp birlikte yöneteceğiz. Bu öfkeyi örgütleyeceğiz. Vurgunculuğa, talancılığa dur diyeceğiz. Belediye başkanlarımız ve belediye çalışanlarımız bilsinler ki, iktidar başarılı yerel yönetimlerden geçer. Çalışacağız, üreteceğiz, kamu görevini ayırmaksızın layığıyla yerine getireceğiz.

Atatürk, Cumhuriyet, emek ve özgürlüklerimizden vazgeçmeyeceğiz. Umudumuzu yeşertip mücadeleye tüm gücümüzle devam edeceğiz.

03.04.2024

HASAN YILDIRIM

 

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği