Gün içi ya da gün sonu, evinizde ya da ofisinizdesiniz, bir boşluk bulursanız, ülkede olan-bitenden haberdar olmak için televizyon izlemek istersiniz. Çoğu zaman da haberler iç karartır. Biri çıkar, kendi düşünce dünyasına aykırı bir olay olmuşsa ya da bir açıklama yapılmışsa Demokratik Kitle Örgütleri tarafından, iktidar eleştirilmişse; “Alayını kapatmalı bunların. Hatta AYM’yi de kapatmalı. Zillet bunlar zillet” der. Bir diğeri de, ülkenin ekonomik durumu çok iyiymiş de, bütün dünya bize gıpta ile bakıyormuş gibi, “vizyonsuz bunlar, bunlar zamanında iki gün sonrasında ne olacağı belli değildi. Çok şükür, bizim zamanımızda 2053-2071’in Türkiye’sini planladık” der. Başkası, “Ekonomi çok kötü, ülkenin parası değersizleşti. Halkın satın alma gücü yüzde üç yüz- dört yüz düştü. İşsizlik aldı başını gidiyor” diyene, düne kadar “alnı secdeden kalkmıyor” ve “ne istediler de vermedik” dedikleri FETÖ şebekesiyle, işbirliği yapmakla suçluyor muhalif olan herkesi. Sınır yoktur bu söylemlerde. “Dilin kemiği yok.”
Bugün, uzun süredir yapamadığım tatilin üçüncü günü ve CHP’nin , (meclis tatilde olduğundan) aldığı karar gereği dün Erzurum’da halkın katılımıyla yaptığı Meclis Grup Toplantısı’nın yankıları ne oldu diye televizyonu açtım. Ekranda SON DAKİKA yazısı. Merak ettim. Bir gün öncesinde de Profesör Esin Şenoğlu’nun tehdit edildiği haberini izlemiştim. Emniyet ve yargı teşkilatlarımız harekete geçmiş, ölüm tehditlerinin failini tutuklamıştır diye düşünüyordum, haber onunla ilgilidir derken, alt yazı; “CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yarın (4 Ağustos) Roboski’ye helalleşmeye gideceğini söyledi.”
Uzun süredir bu denli mutlu olduğum bir haber izlememiştim. Uzun süredir “evet, partinin aldığı bu karar cuk oturmuş” diyememiştim. Bu kararın “oy devşirme” düşüncesiyle alınan bir karar olduğunu sanmıyorum. Parti gücünün farkına varıyor artık. Geç de olsa, kitlelere “amasız-fakatsız” dokunmak gerektiğinin farkına varıyor.
HADEP Genel Başkanlığı’nı yapmış rahmetli Murat Bozlak, bir sohbetimizde “CHP’ye rağmen kimse bir şey yapamaz” demişti. Sayın Bozlak’ın dediği kadar olmasa da, CHP, olumsuzlukların bir çoğunu engelleyebilirdi elbet. Bir fetret dönemi geçirdi CHP. O dönem Sayan ve benzerlerinin partide cirit attığı bir dönemdi. Son dönemde de teğmen, konsolos yanlışları yapmadı değil parti. Şükür,(birileri duysun, şükrediyoruz!) atlatılıyor hastalıklar.
Genel Başkanın Roboski ziyareti kararı Türkiye demokrasi tarihine geçecek bir karardır. Bu kararın devamı kararların geleceğini tahmin ediyorum. Örneğin, Genel Başkan neden Kasri Kanco’ya, Ahmet Türk’ü ziyarete gitmesin ki… Kürt Bilgesi Ahmet Türk’ün, ihraçlar sonrası “Bizi baba ocağından zorla attılar” serzenişinde bulunduğunu da biliyorum. Örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Oğuz Kaan Salıcı’nın Ahmet Türk’ü geçenlerde ziyareti de çok önemlidir.
Genel Başkanı bütün içtenliğimle kutluyorum. Genel Başkan’ın karar alınırken oy hesabı yapmadığını biliyorum. Roboski’de kimilerine göre aykırı sorular sorulacağını da tahmin ediyorum. Gerçeklerle yüzleşeceğiz. Günü gelince de haksızlığa uğrayanların hakkını haksızdan alıp, mazluma vereceğimizi ilan edeceğiz.
İşte helalleşme budur.




























