Telefon
WhatsApp

Herkes yer içer, hesabı Dilber öder.
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

 

 

 

 

 

 

 

 

Yılmaz Erdoğan muhteşem bir senaryo ile izleyenlerin beğenisine sunduğu "İnci Taneleri" isimli dizi de görmezden gelinen, yok sayılan bir hayatı tartışmaya açtı.

Evet, maalesef Türk toplumunda pavyon diye bir gerçek vardır.

Hem de öyle bir gerçek ki bırakın büyük şehirleri, Anadolu'nun ücra şehirleri hatta kıyıda köşede kalmış ilçelerinde bile pavyon denilen mekanlar mevcuttur.

Hemen hemen her şehirde ve birçok ilçede pavyon vardır.

Kadınların nasıl istismar edildiği, nasıl o batakhanelere düşürüldüğü, hangi şartlar altında çalıştırıldığı, etinin müşterileri tarafından, parasının da patronları tarafından nasıl sömürüldüğü birbirinin tıpatıp aynı hikayelerin adresidir pavyonlar.

Ülkemizde yüzlerce, hatta binlerce pavyon vardır.

Bu pavyonlarda şarkıcı, dansçı kadınların yanı sıra, konsomatris denilen masa arkadaşlığı yapan kadınlar bu batakhanelere nereden gelirler.

Memleketin en turistlik şehirlerinden tutun da en mütedeyyin şehirlerine, ilçelerine kadar pavyonlar nasıl açılmış ve nasıl varlığını devam ettiriyor konuşmak ve pavyon gerçeği ile yüzleşmek gerekiyor.

Pavyonlar iki türlü çalışıyorlar.

Açık pavyonlar ve kapalı pavyonlar.

Açık pavyonlar; kadınların program sonrasında fuhuş için müşterileri ile dışarı çıkması yani pavyona ait otellere gitmesine müsaade edilenlerdir.

Yani pavyon işletmesi içilen içkiden ve konsomasyon hizmetinden sonra ayrıca fuhuş tarifesinden de otel-pansiyon hizmetinden de para kazanması olayına açık pavyon işletmesi deniliyor.

Kapalı pavyonlar ise; kadınların program sonrası dışarı çıkmasına izin verilmeyen ve kadınların pavyona ait otellerde tutularak otel hizmeti adı altında kadınlardan ayrıca ücret alınan işletmelermiş.

Yani kadın gece konsomatrislik yaparak kazandığı paranın bir bölümünü otel parası olarak pavyona öder.

Ayrıca, kadın düşkünü erkek tiplemesi müşteriler, bu işin başka bir öznesidir.

Bir kadeh içkiye fahiş bedeller ödeyen yolmalık kazlardır bunlar da.

Bir gecede 15-20 bin lira hesabı masaya gelen bir avuç kuruyemişe, iki dilim yanarlı dönerli meyveye ödeyen bu yolunası kazlar, çoluk çocuğunun rızkını sahte bir dünyaya bırakıp giden embesillerdir.

Pavyonlarda çalışan dansçı, şarkıcı ve konsomatris kadınları çalıştıran, şehir şehir, pavyon pavyon iş bulup gezdiren bir de sözüm ona ajanslar var.

Aslında toplum bu tip adamlara başka bir isim vermiştir, ajanslık bu işin kılıfı.

Pavyonların tek bir özelliği var. Kadın bedeni bu mekanlarda pavyoncu, ajans ve müşteri tarafından istismar edilir.

Pavyonun başka kayda değer bir özelliği ve öznesi yoktur.

Haaa birde müşteri olarak tanımlanan embesillerin rızkını yediği aileleri ve çocukları var elbette.

Bu pavyon dünyasının tüm özeti bu kadar.

Gelelim bu işin resmi boyutuna.

Bu mekanlara kim ruhsat verir?

Kim bu mekanları denetler?

Buradaki fuhuşu vali, belediye başkanı, emniyet müdürü, jandarma komutanı, kaymakam bilmez mi?

Bir kadeh rakının 1500-2000 liraya satıldığı bu mekanlar toplumumuzda ciddi bir müşteri kitlesine sahiptir.

Gençlik yıllarımda genelevler ile ilgili ciddi bir karşı koyuş sergilenmişti.

Bende bu karşı çıkışı desteklemiştim.

Kadın bedeni istismar edilemez, genelevler kapatılmalıdır, demiştim.

Bir kısım insan ise karşı fikir beyanında bulunarak, buraların toplumda emniyet subabı olduğunu savunmuşlardı.

Zavallılar...

Şimdi toplum, bu çirkin pavyon dünyasına TV dizisi ile kulak kabartmakta ve hassasiyet göstermektedir.

Ama ne ilginç ki diziyi tartışıyoruz.

Dizinin gözler önüne serdiği pavyon kabusunu konuşmuyoruz.

Dizinin senaryosunu yazan Yılmaz Erdoğan'ın hem oyuncu hem senarist ve yapımcı olarak yeteneği zaten muhteşem.

Dizide rol alan sanatçılar ise pavyon kültürünü muhteşem bir şekilde rollerinde canlandırıyorlar.

Doğru bir işi yanlış tarafından değerlendiriyoruz.

Yok efendim Dilber'in dansıydı, elbisesiydi.

Yahu arkadaş kadın pavyonda çalışan dansçı bir kadını canlandırıyor.

Sizler bu rolden rahatsız oluyorsanız sanatçı rolünün hakkını verdiğindendir.

Gelin o zaman bu sahte ışıltılı dünyayı sonlandıracak işleri yapalım.

Hiç değilse bu sefer olsun hesabı Dilberler ödemesin...

Lösev2
Paylaş
Arşiv Orhan karakoçluoğlu Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği