Telefon
WhatsApp

İRAN’A KARŞI SAVAŞA HAYIR!
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Son günlerde Türkiye ile İsrail arasında savaş çıkacağı söylemi giderek daha fazla gündeme getiriliyor. Özellikle iktidara yakın televizyon kanallarında sabah akşam, “İsrail Türkiye’ye savaş açacak mı?” sorusu üzerinden yayınlar yapılıyor; kendisini her konuda uzman ilan eden yorumcular aracılığıyla adeta bir savaş atmosferi oluşturulmaya çalışılıyor.

Oysa tabloya biraz daha geniş açıdan bakmak gerekiyor.

İsrail yıllardır Filistin halkının haklarını yok sayıyor, Gazze’yi ve Lübnan’ı bombalıyor, Suriye topraklarına yönelik saldırılarını sürdürüyor. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ise bir taraftan İsrail’i kınıyor, saldırıların durdurulmasını talep ediyor; diğer taraftan İsrail ile ticaret konusunda kamuoyuna açıklanan söylemlerle uygulamalar arasında ciddi çelişkiler yaşanıyor. Yani söylem başka, pratik başka.

Bugün önümüzde çok daha önemli bir soru var:

Türkiye, İsrail’le savaşacakmış gibi gösterilirken, yarın kendisini İran’a karşı bir savaşın içinde bulabilir mi?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması çerçevesindeki güvenlik ve savunma ilişkileri bu açıdan dikkatle değerlendirilmelidir. Anlaşmanın kapsamı ve Türkiye açısından doğurabileceği yükümlülükler kamuoyunda açık, şeffaf ve bütün yönleriyle tartışılmalıdır. Özellikle Suudi Arabistan’a yönelik olası bir saldırının Türkiye’yi hangi koşullarda ve ne ölçüde savaşın tarafı hâline getirebileceği toplum tarafından bilinmelidir.

Çünkü AKP hükümetinin bugüne kadar söyledikleriyle yaptıkları arasındaki farklara defalarca tanık olduk. Bu nedenle bugün “İsrail Türkiye’ye savaş açacak” söylemi üzerinden toplumda bir savaş psikolojisi oluşturulurken, bunun gerçekte başka bir savaşın, özellikle de İran’a karşı olası bir savaşın toplumsal ve siyasal zeminini hazırlamak için kullanılıp kullanılmadığını sorgulamak zorundayız.

Bizim görevimiz savaş çığırtkanlığı yapmak değil; barışı savunmak, Türkiye’nin başka ülkelerin savaşlarına sürüklenmesini engellemek ve halkın geleceğini korumaktır.

Buradan Türkiye’de yaşayan bütün vatandaşlara, duyarlı insanlara, demokratik kitle örgütlerine ve tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyorum:

İran’a karşı savaşa hayır!

Türkiye başka ülkelerin savaşlarının tarafı olmamalıdır.

Bugün itiraz etmenin, barışı savunmanın ve toplumsal bir duyarlılık oluşturmanın tam zamanıdır.

Yarın çok geç olabilir.

Süleyman Rıdvanoğlu

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği