Telefon
WhatsApp

Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet...
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

"Meşrutiyet rejimini tahta geçebilmek için kabul eden II. Abdülhamit,1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı bahane ederek parlamentoyu, (Meşrutiyeti) lağvetti. 

II. Meşrutiyet ilan edilene kadar ülkede büyük bir baskı uygulamaya başladı. Bu döneme ,Abdülhamit’in İstibdat (baskı) dönemi denir. 

Bu dönemde anayasal haklar kısıtlanmış ve baskılar artmıştır. Yapılan baskı çoğunlukla ;“meşrutiyet yanlıları” üzerine olmuştur. Hafiye teşkilatı kurulmuş, jurnalciler teşekkül ettirmiştir.

Konuyu günümüzle eşleştirilecek olursak, şöyle değerlendirebiliriz;

Yine mevcut hükümete ve muktedir partiye muhalif olan gazeteciler ya cezaevindeler ya da  tutuksuz yargılanıyorlar.

Bir çok vatandaş, Abdülhamit'in hafiye teşkilatı ve jurnalcilerinin yaptığı gibi, troller marifeti ile CİMER üzerinden suç duyuruları veya savcılıklara isimsiz şikayet dilekçeleri ile şikayet edilerek yargılanıyor.

RTÜK marifeti ile muhalif televizyon ve gazetelere cezalar yağdırılıyor... Kah ekran karartma cezaları kah ağır para cezaları kesiliyor.

Muhalif sosyal medya hesapları ve hatta bu hesaplarda paylaşılan fikirleri beğenmek ve yaymak bile suç haline getiriliyor.

Yani hükümeti eleştirmek ve yapılan eleştiriyi beğenmek ve paylaşmak suç haline gelmiştir. 

Sorarsanız; yalan haber ile mücadele kapsamında böyle bir yasal düzenlemeye gidiliyormuş...

144 yıl önceki baskıcı anlayışın "Kanun-u Esasi" yi askıya alarak başlattığı istibdat rejimi, muktedirler tarafından yeniden hortlatılıyor.
Hepimiz biliyoruz ki (görüyoruz ki)iktidar
144 yıl öncesinin kafasını taşıyor. 

144 yıl önce ülkenin aydınları istibdat kanunlarına dayanılarak sürgün edildi, zindanlara tıkıldı, öldürüldü, işkenceden geçirildi.

144 yıl önce ülkenin aydınları susmadı. 144 yıl sonra da yine susmuyor. 

Hangi istibdat yasasını getirirseniz getirin; Bu mecrada kaleme aldığım köşe yazılarımda, bildiğimi söylemekten asla geri durmayacağım!

Yazılarımı yazarken bir tek kelimesini, baskınızı ve istibdatınızı düşünerek değiştirirsem  ya da geri çekersem, kanım kurusun...!

Neymiş efendim "dezenformasyon yasası'ymış. Yani yalan haber ile mücadele yasasıymış. 

Sevsinler sizin yalan haber hassasiyetinizi!
Yalan haber arıyorsanız;
A Haber'e bak. 
Beyaz TV' ye bak. 
Ülke TV 'ye bak. 
Kanal 7' ye bak. 
CNN Türk'e bak.
HaberTürk'e bak.
Yeni Şafak'a bak
Sabah'a bak
Takvim'e bak
Hürriyet'e bak
Milliyet'e bak... Bak, bak, bak, bakoğlu bak...

Yok sizin derdiniz yalan haberle mücadele etmek değil. Çünkü baş yalancı sizsiniz. 

Sizin derdiniz sayısı bir avuç, ama  tüm memlekete etkisi cok büyük  olan, muhalif yayın organlarını susturmak.

Yalancının yalandan şikayet etmesi mümkün mü? Yalancı doğrulardan şikayet eder. Doğrulardan ürker, doğru söyleyene düşman olur.

Efendi! Hazır konu yalandan açılmışken, kalemşörlerin gibi senin yalanlarını da oturup yazmaya kalksam yüzlercesini tık demeden sıralarım. 

Sen, doğrulardan korkuyorsun. 
Sen,yalan haberden değil, doğru haberden çekiniyorsun. 

Muhalif kanallar, gazeteler, internet medyası olmasa senin yaptığın ve yaptırdığın soygunlar nasıl duyulacaktı? 

Dış politikada nasıl cuvalladığını kim bilecekti? Putin'in kapısında ağaç edildiğini kim haber yapacaktı?

"Paraları sıfırlayım mı babacığım" ları kim duyacaktı.?

Kâr garantili ihaleler ile yandaş müteahhitleri zengin etmeni kim, nereden haber alacaktı. 

Kırk sene önce, elli sene önce yapılan üniversiteleri, havaalanlarını, köprüleri, barajları "Ben yaptım " yalanlarını kim, bu garip halka anlatacaktı. 

82 de doğan kızının, 80 de sana mektup yazmasını, 1954 yılında doğup  "1950 öncesi  tekpartili dönemde ilkokulda 70 kişilik sınıfta, okudum"yalanını, kim haber yapıp seni tiye alacaktı.

Ülkenin iki asil kahramanına, devletimizin banisine "İki ayyaş" dediğini, kim haber yapıp haykıracaktı.

Kendi medyanı oluşturmak için Ziraat Bankası'nın pambıh ören şirketler grubuna 750 milyonu nasıl aktardığını ve bu pambıh örenin parayı halen neden ödemediğini, faizleri ile beraber bir milyar doları aşan alacağı Ziraat Bankası'nın neden takip etmediğini kim soracak, kim haber yapacaktı?

Ülkede yalan haber, sen iktidardan düştüğün gün zaten bitecektir. Tıpkı hırsızlığın ve yolsuzluğun biteceği gibi...

Yüz yıllık cumhuriyet rejiminin, 72 yıllık demokrasi tecrübesinin içerisinde böyle  art niyetli bir basın yasasını akıl eden olmamıştı. 

Tebrikler Recep Tayyip Erdoğan.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Orhan karakoçluoğlu Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği