Önümüzdeki genel seçimlerde feoda,çağdışıl ritüeller daha fazla kullanılacak ,başlandı bile...
Eğer devleti yöneten siyasi akıl Kürt,Türk,Alevi,Sünni,Ermeni,Laz,Çerkes,Gürcü,Yahudi,Zaza,"daha müslüman"...tabirlerini kullanıyorsa ülkeyi yönetmek için halkı bölüyor demektir. Böl-parçala-yönet klasik anlayışı kadar feodal,gerici,ahlakdışı bir anlayış olamaz. Demekki ülkeleri yöneten siyasetçiler sırf savundukları siyasi görüş ve partileri iktidarda kalsın diye ülkeyi ve halkı ateşe atmaktan utanmıyor ve çekinmiyorsa başka yerde kurtarıcı aramanın mantığı kalmamıştır. Halk seçim zamanı gelince bu mantıkdışı anlayışı devletin yönetiminden uzaklaştırmasını becermelidir. Hem de tehdit₺ere boyun eğmeden,hiç bir terör örgütünden korkmadan,tamamen halk demokrasisine inanarak.
Öyle görünüyor ki devleti yöneten mevcut akıl şöyle düşünüyor : Kürtleri pkk ile özleştirdik,ötekileştirip terörist ilan ettik. Şimdi Alevi halk kitlesini de "ana-bacı bilmez,kestiği yenmez" anlayışıyla Anadolu coğrafyasının tümünde küçük düşürüp Suriye-Esat yönetimiyle özdeşleştirirsek yaşadık. Alevileri islam düşmanı,dinsiz ilan edersek basın yayın organlarıyla bunu destekleyip ekonomik kriz altında ezilen sün i çoğunluğun pylarını konsolide edip alabiliriz. Acımasızlığı görebiliyor mususnuz ?
Akp genel başkanı mezhep ve meşrep diye tanımlarken aynı mantıktaki İyi Parti Anakara milletvekili sünniler için "daha müslüman" deyiverdi. Din anlayışı için bu şahıslara ölçme hakkını kim verdiyse..!
İktidar uğruna bu topraklarda eski feodal kalıntılı siyaset anlayışı yeniden kullanılmaya başlandı bile.
Bilindiği üzere İyi Parti kuruluş sürecindeyken sınırsız bürokrasi engeli çıkarıldığı gibi toplantıları iptal edildi,kongreleri geçersiz sayıldı ve seçime giremiyorlardı.Kılıçtaroğlu bir geceyarısı operasyonu yaptı,İyi Parti'ye ödünç 15 milletvekili vererek seçime girmelerini sağladı. Yerel seçimde de ittifak yaparak bir çok beldede belediyelerde söz hakkı sahibi olmalarını sağladı. Halen maaşlarını Kılıçtaroğlu sayesinde alarak kadir kıymet bilmediklerini de göstermiş oldular. Mhp'den gelen bir takım milletvekilleri Millet İttifakı'nı bir türlü kabullenemediler ve eski feodal alışkanlıkları üzerinden siyaset yapıp CHP, Kılıçtaroğlu ve Alevi düşmanlığı yaparak,bunu körükleyerek zaten bu tezgahı kullanmak isteyen akp ırkçılığına pas verdiler. Bundan sonra Millet İttifakı üyesi İyi Parti milletvekilleri üzerinden pası alan akp genel başkanı chp'ye gol atmaya hazırlanıyor. RTE hemen meşrepten bahsetmeye başladı. Mezhep demek istediği kesin ve önümüzdeki seçim Kürt ve Alevi düşmanlığı üzerine inşa edilecek,öyle anlaşılıyor.
İyi Parti Ankara milletvekili Halil İbrahim Oral'ın Alevi düşmanlığı konuşmalarını tüm ülke izledi ve partisi adına Meral Akşener tüm Alevilerden özür diledi. Bu vekili tanımak için meclisteki odasına gitmiştik.Adam kendisini öylesine görevine kaptırmış ki Suriye ve Irak'ın parçalanmasını savunan bir Arap milliyetçisi vardı karşımızda. Oysa bu herifler bize kendilerini Türk milliyetçisi olarak tanıtmışlardı. Geldiğimiz noktada ışıd,el-nusra,öso,taliban...güya abd emperyalizmine karşı özgürlük savaşçısı oluverdiler ve bildiğiniz gibi aynı şeyleri Doğu Perinçek de söylüyor. Demekki rüzgar hep aynı merkezden esiyor ve bu adamlar aynı yerden beslenip Anadolu coğrafyasını mikro milliyetlere ve mezheplere bölmeye çalışıyorlar. Bu vekili dinlerken Maraş katliamında öldürdükleri 111 kişiyi,yaraladıkları 1000 kişiyi,yaktıkları 552 evi ve 8 arabayı,tahrip ettikleri 289 işyerini (Kaynak : MGKGNLSKRTLG 1981 12 Eylül Öncesi s.51) tecavüz edilen ölü kadınları hatırladık.
Çorum katliamında hamile kadınların karnını deşen,Sivas'ta sanatçıları yakan mhp militanları ve köktendinci terör örgütleri geldi aklımıza. Diyarbakır'da pkk itirafçılarına sokaklarda satırlarla adam kestiren Hizbullah... Bu adamlar sonradan kullanıldıkları ını ifade ettiler ama ölen öldüğüyle kaldı. Geçmişlerinin pisliklerini temizlemeden devlette milletvekili,bakan,genel müdür,müsteşar,memur...olabilen bu insanlar yine aynı odaklara hizmet ediyor olacaklar ki yeniden bölücülük ve ayrımcılık çalışmalarına başladılar. Belliki önlerindeki tehlikelerden haberleri yok ve 8 milyon mülteci halen sorun olmamış olacakki Alevi düşmanlığı Kılıçtaroğlu üzerinden kışkırtılmaya başlandı. Milletvekili Oral,kendisi Kürt olduğu halde Türk milliyetçisi mhp'de yıllarca siyaset yapmış ama söylediği lafların hiç de Türk-Kürt-Anadolu kültürü ile hiç bir ilgisi yok ve bunlar tesadüf değil. Arap milliyetçiliği nasıl da oturmuş kişiliklerine...
Şimdi hayallerinde Anadolu alevilerini bu coğrafyadan sürüp arazilerine Arap,Somali,Afgan,Pakistan...ajanlarını yerleştirmek var. Şimdi daha iyi anlaşılıyorki geçen yıl ormanları yakan kafa da bu kafaydı. Kemal Kılıçtaroğlu üzerinden alevi düşmanlığı ve soykırımı planlayan bu kafa. Oysa Kılıçtaroğlu'nun alevilikle bir ilgisi yok.
Bunlar yetmezmiş gibi Yavuz Ağıralioğlu denilen İyi Parti milletvekili bir sağcının bir solcuya oy vermesi halinde gusül abdesti alması gerektiğini söyleyebiliyor. Aleviler,Sol ve sosyal demokrat oylar mhp barajın altında kalmasın diye 2 seçimde mhp'ye oy verdiler. Etimesgut ilçesinde sol oyların mhp'ye her dönem belediye başkanlığı hediye ettiğini ise bilmeyen yoktur.
Şimdi Kılıçtaroğlu Alevi kimliği üzerinden aday olmayacak ama aleviler sünni adaylara karşılıksız oy verecekler. Katiline aşık olmak daha hafif kalır bunun yanında...
ÇUBUK LİNÇ GİRİŞİMİ DE TAM BİR PROVAKASYONDU.
12 milyon oy almış bir partinin genel başkanını devletin bakanlarının sevk ve idaresiyle öldürmeye çalışan teröristler Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi tarafından affedildiler. Aslında Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanıp uzun cezalar almaları gerekirken en hafif ceza verilerek cezaları ertelendi. Yani anlayacağınız hiç moralleri bile bozulmadı ve ödüllendirildiler. 5 yıl içerisinde aynı tip terörist kalkışmaya zaten yeltenmeyecekler. Çünkü Kılıçtaroğlu'nun Akkuzulu köyünde şehit cenazesi merasimine katılacağını devletin güvenlik birimleri biliyordu. Devletin bakanları,emniyet müdürleri,polis,jandarma,istihbarat...hepsi oradaydı ve güvenlik güçleri akp'lileri korurken chp'lileri kışkırtılmış teröristlerin önüne sürdüler. Üstelik Fatma Başaran isşmli konsomatris kadının eline silah verilip "yakın o evi yakın" diye bağırttıran bir güç vardı orada. O kadını o köye kim getirmişti ..? Ve diğer terörist yandaşları...
Çok ustaca planlanmış bir katliam senaryosuydu. Kılıçtaroğlu kalabalık tarafından linç edilerek öldürülecek ve gerçek katil kalabalığa karışıp yok olacaktı. Ancak inek hırsızı Osman bir gün önce Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile yemek yemişti ve aldığı telkinlerle gaza fazla basmış olacakki Kılıçtaroğlu'nun suratına o ünlü yumruğu vurup televizyonlara çıkınca plan bozuldu. Ülkede kaos planı yapılırken plan bozuldu ve kurulan oyun akp'li bakanların elinde patladı. Bunu yıllar sonra Gelecek Parti'li Selçuk Özdağ açıklayıverdi. Buradan şunu anlıyoruz : Solcular devletin(mit,emniyet,tsk...'nın) çalışma sistemini anlamamışlar. Sivas katillerini savunan avukatların hepsi nasıl akp'drn mlletvekili yapılarak ödüllendirildilerse bu teröristler de devlet tarafından ödüllendirilecekler. Bunları yaşayarak göreceğiz. Zaten lk ödül mahkeme kararı ile geldi. Hiç bir bedel ödemeden serbest kaldılar. Demekki adalet mülkün değil mülk adaletin temeliymiş. Öyleyse maaşımızı %70 eriten bu siyasal sistem bizi daha çok yoksullaştıracak demektir. Kendi vatandaşını,hele hele bir siyasi partinin genel başkanını öldürtmek isteyen bir hükumet emekliyi yoksul bırakmaz da ne yapar ? Öyleyse bunun bedelini akmhp hükumeti ödemelidir. İhlallerin,yolsuzlukların,tecavüzlerin,hırsızlıkların,talanların...sorumlusu emekli,işçi,memur,işsiz,öğrenci,çiftçi,ev hanımı,engelli,eyt'li...değildir; bunca problemin sorumlusu bizleri bilerek ve isteyerek fakirleştiren akmhp hükumetidir ve bunun bedelini seçimlerde ödemelidir. Ülkenin fakir bırakılmasının bedelini biz ödemek istemiyoruz. Bizler Türkiye'de yaşayan emekliler de tıpkı Avrupa'lı emekliler gibi bir aylık maaşımızla bir ay olmasa bile en azından 10 gün tatil yapabilmek istiyoruz. Oysa 4 kişilik bir aile mevcut maaşlarıyla ortalama bir otelde 1 gün tatil yapabilir durumdadır. Bu bizim kaderimiz olamaz. Bizi fakirleştirip paramızı cebimizden çalanlar hesabı ödemelidir. Ülkede demokrasiyi yok edip kaos yaratarak enflasyonu artırmak sureriyle fakirliği artıranlara emekliler oy vermeyecekler. Çubuk terör kalkışması ile ekmeğimize,aşımıza,sütümüze,gazımıza...zam yapılarak ekonomik terör ile boğulmamız aynı şeydir ve bu tezgaha,bu kandırmacaya,manipülasyona düşmeyeceğiz. Fakirleşmemizin nedeni bizim devletimizin paralarını başka ülkelere kaçırarak devleti,dolayısıyla biz emeklileri soyan hırsızlardan hesap soracağız. Elimizde hesap soracak başka argümanlarımız maalesef yok ve oydan gelenn gücümüzü kullanacağız. Yapacağımız iş çok basittir. Seçimlerde muhalefet partilerinin başarılı olması için sandık kurullarında görev alacağız ve ıslak imzalı tutanakları alıp arşivleyerek yedekleyip siyasi partilerle paylaşacağız. Hükumetin en büyük korkusu milyonlarca emeklinin uyanmasıdır.13.600.000 emekli kendi gücünün farkına vardığında başarılı olacaktır.




























