Devletimiz emeklilerimize 6 aylık enflasyonu 19.77 göstererek,sonra da tepkiler üzerine 5.23 ekleyerek toplam yüzde 25 zam verdi. Aman çok kıskandık,ya devlet batarsa. Bu emekliler de fazla oluyor canım,neden zam isteyip duruyorlar ki ? Son bir yılın enflasyonu % 108.58 ve altı aylık 50,53 olmasına rağmen,Devlet Bahçeli seyyanen 8 bin lira istemesine rağmen, 19.77 fakirlik zammına teslim olmak suretiyle kıskanılacak bir karar a imza attı ve yüzde 25 zammımız ile nur topu gibi 260 Euro maaşımız oldu. Avrupa emeklisi 60 bin ile 90 bin lira arası maaş alırken Türkiye emeklisi 7500 lira maaş alıyor. Örneğin Luxemburg 3010, İrlanda 2480, Hollanda 2320, İsveç 2260, Finlandiya 2190 Euro, Türkiye Cumhuriyeti ise emeklisine ortalama 250 Euro maaş veriyor. Hayat da Türkiye'de Avrupa'dan daha pahalı ve her ayın ortalama enflasyonu,özellikle gıda fiyatlarında yaklasık ikiye katlanırken her ne hikmetse devletin resmi kurumu olan TÜİK'de hep olmayan fiyatlar çıkıyor. Herkesin gözünün önünde devletin koca koca bürokratları yalan beyanda bulunuyorlar ve sahte raporlar açıklayarak gerçek enflasyonu gizliyorlar. Oysa gerçek sokakta,marketlerde ve pazarda sırıtıyor ve devletin kendi vatandaşını nasıl kandırdığını açıkça gösteriyor. Emekli maaslaraı 7500 rakamında demirlerken gerçek dul,yetim,engelli,gazi ve yaşlı maaşları ise bu rakamın yarısının bile altında seyrediyor. Her ay takip etmemize rağmen 2000 lira civarında maaşlar görüyor olmamız bizi epeyce şaşırtıyor ki bizim devletimizi yöneten arkadaşların kıskanılacak derecede uyanık,kurnaz ve halka karşı cimri olduklarını görebiliyoruz. Günde 2.5 saat çalışan imamların maaşları 25 bin liraya çıkmışken sahipsiz durumdaki emeklinin kök aylığının 3500 lira civarında olması,dul ve yetim maaslarının bu seviyenin de altında olması,engelli,yaşlı ve gazi maaşlarının ise bu rakamın yarısında seyretmesi içler acısı bir durumdur ki bu insanlara bayram ikramiyesi parçalanarak verildiği gibi bir çoğuna zaten maaspromosyonu ödenmiyor. Nerden baksan saçmalık diyeceksiniz ama SGK öylesine hortumlanmış ve borca sokulmuş ki geliri giderini karşılamıyor ve devletin hazinesi açıktan para basmak suretiyle bu giderleri karşılıksız para ile tamamlamaya çalışıyor ama bataklığa düşmüş bir kere;battıkça batıyor. Ne yapsanız boş ve devlet para bastıkça enflasyon artıyor,enflasyon arttıkça fakirlik artıyor,fakirlik cehaleti körüklüyor ve bir çok ilimiz Afganistan,Hindistan ve Suriye illerindeki gündelik yaşama benzemeye başladı. Emekli maaş zamları kök maaş denilen Sgk'nın bağladığı maaşlara yapıldığı için bir türlü maaşlar 7500 lirayı geçemiyor ve yaklaşık 10 milyon insan açlık sınırının altında aç bilaç yaşıyor. Bayram ikramiyeleri ve maaş promosyonlarındaki dengesizlik ve pespayelik yüzünden maaş düzeni bozuldu,yerini düzensizlik aldı. Buna enflasyonun çok altında zam verilen ve seyyanen zamlardan arındırılan hak edilmiş normal maaşlar enflasyon karşısında eritilerek emeklinin daha çok ve birlikte fakirleşmesi yoluna gidildi. Bunun devlet hazinesi için şöyle bir getirisi oldu. Elindeki sınırlı kaynağı cimri kullanarak emekliler ve eyt mağdurları arasında bölüştürdü ve herkesi aynı oranda fakirleştirdi. Yani eyt emeklilerinin maaşlarını eski emeklilerin maaşlarından kesmek,onların değerlerini astronomik oranda düşürmek suretiyle herkesi aynı fakirliğe mahkum ederek ödeyecek. Daha EYT sorunu çözülmedi ve emekli maaşları bağlandığı zaman devletin bütçesi maaşları ödemeye yetmeyecek. O yüzden "bu daha iyi günleriniz" diyen reisin doğru söylediğini düşünüyoruz. Ev kiraları bile 15 bin liranın üzerine çıktı,emekli maaşı ise açlık sınırının çoktan altına inip ölüm sınırına dayandı. Şimdi milyonlarca emekli yetersiz beslenme,bakımsızlık,demodernite ve sağlık giderlerinin artması nedeniyle tedavi olamayacak,hızlı yaşlanmanın sonunda erken ölecekler. Önümüzdeki 20 yıl içerisinde 7500 lira maaş alan 10 milyon emekliden devletimiz böylece kurtulmuş olacak ve bu arada yeni gelecek mültecilerle birlikte nüfus demografimiz 30 milyon yabancıya ulaşacaktır. Nüfusumuz çok yakında 100 milyonu aşacak ve ilçe sayımız 1100, il sayımız 100 olursa dünya bizi daha çok kıskanacak. Strajejistler nüfusumuzun 20 yılda 30 milyon artacağını söylüyorlar ama benim öngörüm önümüzdeki 20 yıl içerisinde 45-50 milyon yabancıya ulaşacağımız yönünde. Zaten şu anda 15 milyon seviyesindeler ve küresel ısınma bu süreci hızlandırıyor. Belki 30 milyon yabancı önümüzdeki 5 yıl içerisinde gelmiş olacaktır. Çünkü BOP projesinin en doğu ucundaki Pakistan bize nüfusunun 30 milyonunu Afgan ve Hintli görünümü altında aktaracaktır. Çünkü herkesin işine geliyor. Nüfusu 250 milyona dayanmış Pakistan aç ve kalitesiz nüfusu bize göndererek maliyetlerinden kurtulacak,Türkiye rejimi eğitilmiş yeni dinci militanlar kazanmış olacak ve bu coğrafyanın rejimini kolaylıkla kalıcı kılabilecek. AB(D) ise Yeşil Kuşak amacını mavi sulara inerek perçinlemiş olacaktır. Ben bunları paranoya olsun diye yazmıyorum. 30 yıl önce yazdıklarımın bugün gerçekleşmiş olduğunu görerek bilakis kendi ülkem ve halkım adına üzülüyorum. Böyle bir ahval ve şerait içerisinde muhtaç olduğunuz kudretiniz nerededir ? Şimdi yakın geleceğe bakalım. Önümüzdeki aylarda emekliler bizden daha büyük işler isteyecekler ve haklarını alamadıkları için kimileri bizi acımasızca eleştirecek . Kimileri de pahalılık bizim yüzümüzdenmiş gibi algılar üretecek. Maalesef yaşlı emeklilerin çoğunluğu kendisinden işin geçtiğini düşünüp aklını siyasete emanet etmiş ve tek adama tapıyor. Bu tip alışkanlıkların artarak büyüyeceği de görülüyor. Bu badireyi,bu akıl hastalığını,insana biat etme ve kul olma kültürünü yok edemeyeceğiz. Maalesef kitlesel hipnoz çalışmaları daha etkili sonuç veriyor ve katiline aşık olan insanların bize nasıl saldırdıklarını göreceğiz. İşler kızışıyor, çünkü yoksulluk büyüyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye kamouyonu biz bilgilendirmiş olduk ve hayatın her alanında,ülkenin her yerine mesajlar verdik. Basın açıklamaları,TV,gazete ve diğer yayın organları üzerinden emeklilerin haklarını ve maaş kayıplarını haykırdık. Yine de bıçak kemiğe dayanmış olmasına rağmen emekli rahat olmamasına rağmen kendi örgütlülüklerine destek vermedi,en azından sınırlı destek verdi ama sendikalardan hesap sormaya devam ediyor. Çağrılarımıza rağmen basın açıklamalarımızda üyelerimizin katılması yetersizdi. Bizi kırmadan gelen bir sürü dostlarımız oldu ve hâla onların üye olmama dirençleri bile kırılmadı. Sol ve sosyal demokrat emekliler kendi siyasal örgütlerinden fayda görmedikleri kaygısıyla bizi de aynı kefeye koyup kerhen destek veriyor. Oysa bu direnç kabuğunun kırılması gerekiyor. Zira ceza ehliyetini yitirmiş bir çok ağabeyimiz var ve sadece konuşup gevezelik üretme dışında üretim yapmıyorlar ve bize akıl veriyorlar. Bizim içi boş laflarla kaybedecek zamanımız yok ve önümüzdeki altı aylık dönemde bizi ağır yüklerin beklediğini de görüyoruz. Eylülden itibaren emeklilerin bizden daha çok talebi olacak ve bir çoğuna yetişemeyeceğiz. Ortada devlet yok ve emekliler kendi partilerine de güvenmiyor ve herkes her yerden torpil arıyor. Daha birlikten güç doğar kültürüne ulaşabilmemiz için çok emek sarf etmemiz gerekecek. Önümüzde yerel seçim var ve hükumet emekliyi altı ay aç bırakıp Ocak ve Şubat 2024'te seçim öncesi vereceği zamlarla yeniden emeklinin oylarına talip olacak. Emekli açlığının hesabını soracakmı,yoksa verilen üç kuruşluk ulufe için şükrederek oy verecek mi göreceğiz. Akp ve MHP'nin aslında toplam oyu yüzde 35 ve bunun en az yüzde 20'sini emeklilerden alıyor. Yani AKP'nin oy deposu maaşı henüz zamlanmamış olan ve 7500 liraya doyamayan 10 milyon emekli... Bunun üzerinde düşünmeliyiz . Çünkü cehalet sefaletin yekdiğeri ve tamamlayıcısıdır.
Bu yüzden bırakın Avrupa'yı dünya bizi bu meziyetlerimiz yüzünden kıskanıyor ve neden bizim kadar fakir ve cahil olamadıkları için hayıflanıyorlar. Ne yapsın elin gâvuru ? "Onların dolarları varsa bizim Allah'ımız var" ve şimdilik nüfusun yüzde 40'ının karnı kuru lafla doyuyor. Muhalefet imiz ise daha 22000 kayıp sandığı,ıslak imzalı tutanakları,deprem bölgesindeki sahte 2 milyon oy artışını,toplamda 64 milyon oyun 72 milyona bir günde nasıl çıktığını anlasaydı iktidar olacaktı. Bunu da batı kıskanıyor. Bir türlü parmak boyası olmadıkça seçim kazanamayacağını analyan muhalefetimiz kıskanmamak imkansız. Öyle zekiler ki anayasanın yasağına rağmen yasaklı bir adamın adaylığını meşrulaştırıp seçilmesini sağladılar. İki kez yüzde 52.5 oy ile aldıkları seçimi de altın tepsiyle seçim kaybetmiş rakiplerine sundular. Tek tesellileri mevcut ekonomik krizi yönetebileceklerine güvenememeleri... Allah korumuş, ya iktidar olsalardı,sonra bizi kim kıskanacaktı ?
Paylaş
Önceki ve Sonraki Yazılar
-
TANRI'YI KIYAMETE ZORLAMAK-MIŞ..!
21 Nisan 2026, 12:48
-
ANKARA GERÇEĞİ
10 Şubat 2026, 09:53
-
YOKSULLUK MAAŞINI NASIL ONAYLADINIZ ?
27 Ocak 2026, 10:09
-
OLMAYAN ZAMMINIZ HAYIRLI OLSUN
08 Ocak 2026, 09:53
-
EMEKLİLER Mİ COLANİ Mİ?
24 Aralık 2025, 10:01
-
UTANMAZLAR...
16 Aralık 2025, 09:53
-
EMEKLİNİN BÜTÇE HAKKI YOK MU ?
10 Aralık 2025, 12:37
-
EMEKLİLER KIRILGAN
30 Temmuz 2025, 09:02
-
MUHTEREMLER GİTMELİ...
14 Nisan 2025, 11:15
-
KEŞKE GELSELERDİ...
18 Ocak 2025, 12:25
Yazar Hakkında
Diğer Yazarların Yazıları
Yazarlarımız
Trend Haberler
Anket
-
Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
Anket Sonucu
Soru: Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?
(15) Oy - Özgür Özel
21%
(17) Oy - Mansur Yavaş
24%
(23) Oy - Ekrem İmamoğlu
33%
(7) Oy - Muharrem İnce
10%
(8) Oy -
11%
Toplam 70 Oy Kullanıldı
E-Bülten Aboneliği
E-Bülten Aboneliği Yaptığınız Zaman Son Gelişmelerden Anında Haberdar Olursunuz.!




























