Büyük müjde olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan 0,99 faizli konut kredisi, bir saatten kısa bir sürede konut fiyatlarınının hızla yükselmesine neden oldu.
Satış ilanlarında her 100 ilanın 87' sinde fiyat artış yönlü güncelleme yapıldığı gözlendi.
Verilen müjde ile ilk defa ev sahibi olacaklara yüzde 0,99 faiz oranı ile 2 milyon TL ye kadar 10 yıl vadeli kredi kullandırımı yapılabilecek.
Orta gelirli ve ilk defa ev sahibi olmaya aday bir vatandaşımız, tüm şartları uygun olduğu varsayımı ile 1 milyon TL kredi kullanmak istese 10 yıl boyunca aylık ödeyecek olduğu rakam 14.277 TL olacaktır. Tabii ki bir miktar da tasarruf ettiği meblağ olmalı ki mütevazi bir ev alsın. Bu müjdeli haber sonrası artan gayrimenkul fiyatları sonucu bütçesine uygun ev bulabilirse.
Her şeyden daha önemli olanı aylık
14 277 TL yi hangi maaşla ödeyecek. Birkaç yerden ballı maaşlar alıyorsa buna bir diyeceğimiz olamaz.
Bu arada 10 yılın sonunda ödenecek toplam rakam 1.713.337 TL. .
Şu önemli soruya da yanıt bulmamız gerekiyor:
Sosyal devletin görevii vatandaşını borçlandırıp ev sahibi yapmak mıdır, yoksa refah seviyesini arttırıp tasarruf ağırlıklı ev sahibi yapmak mıdır?
120 ay boyunca borç baskısı altında gelecek 10 yıldaki gelirlerini ipotek altına alacak bir müjde.
Orta gelirli vatandaşlara verilen müjdeli konut kredisinin yıllık maliyeti
yıllık yüzde 12,54.
Bu düşük faizli konut kredisi hiç şüphesiz kamu bankalarınca kullandırım yapılacak. Bu kaynak mevduat sahiplerinden sağlanacak elbette ki. Kamu bankalarının mevduata verdiği faiz oranı yüzde 14,5.
Sonuçta yüzde 14,5 faiz oranı ile topladığı mevduatı yüzde 12,5 faiz oranı ile konut kredisi olarak verecek olan kamu bankaları aradaki farkı görev zararı olarak yine 84 milyon vatandaşın sırtına yükleyecek.
Bu müjdeli krediyi verecek olan kamu bankalarında asli görevi olan ihtisas kredilerinin toplam krediler içindeki payı sürekli azalıyor. Diğer bir deyişle kamu bankaları asıl işlevlerinden uzaklaşıyor.
Ziraat Bankası'ın asli görevi çiftçiyi ve tarımı desteklemek. Örneğin 2005 yılında ihtisas kredilerinin diğer tüm krediler içindeki payı yüzde 37.2 iken 2020 yılında yüzde 15.1' e ve nihayetinde 2021 yılı sonunda bu pay yüzde 14’e kadar gerilemiş olduğunu görmekteyiz.
Bir diğer önemli misyonu olan
Halk Bankası’nın esas görevi esnaf ve küçük ölçekli işletmelere destek sağlamak. Adı geçen bankanın ihtisas kredilerinin toplam krediler içindeki payı 2005 yılında yüzde 44.4 seviyesinde oldukça iyi bir durumda iken, 2021 yılı sonu itibariyle bu pay yüzde 15.3 seviyesindedir.
Sonuçta, vatandaşı ev sahibi yapmaya yönelik müjde olarak verilen konut finansmanı paketinde orta gelir sahibine hitap etmediği, konut projesi yarım kalan bazı müteahhitlere kaynak aktarımı amaçlı olduğu, yeni ve ikinci el konutların fiyatlarını ani bir şekilde yükselttiği, konut kredisi verecek olan kamu bankalarının asli görevinden hızla uzaklaşmakta olduğu ve görev zararı yaratarak 84 milyona ek bir yükle ekonomik krizi daha da derinleştireceği düşüncesini taşımaktayız.




























