Doğan Subaşı kitabında, bir mahalle çalışmasının nasıl sistemli bir şekilde yürütüleceğini adım adım anlatırken çalışmanın iç kurallarına, iç ahlakına ve muhtelif konulardaki siyasal derslere de değinmiş. Mahalle çalışmaları esnasında nasıl davranılması, nasıl iletişim kurulması, hatta nasıl giyinilmesi gerektiği gibi son derece basit gibi görünen çok temel noktaları da titizlikle ele almış. Tüm CHP’lilere MAHALLE DEYİP GEÇME’yi okumalarını öneriyorum.”
Yukarıdaki alıntı, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun İBB CHP Grup Başkan Vekili arkadaşım, yoldaşım Doğan Subaşı’nın kitabına yazdığı ön sözden alıntıdır.
Kitap, Doğan Subaşı’nın CHP Beylikdüzü İlçesi’ne üyelik için başvurmasını, genç ve yeni bir İlçe Başkanı ile (Ekrem İmamoğlu) tanışmasını, ilçede CHP’nin en az oy aldığı mahallede sorumluluk istemesini ve İlçe Başkanı’nın da mahalle sorumlusu ya da sandık görevlilerini atarken; “Araştıralım bakalım, mezhebimden mi, memleketlim mi, akrabam mı?” demeden görev vermesini, partililerin, partinin program ve tüzüğünün gerektirdiği şekilde çalıştıklarında parti oy oranının %7-8’lerden, %30-35’lere yükselmesinin formülünü de gözler önüne seriyor.
Kitap, bir yanıyla da halkımızın kendinden başka herkesi, her şeyi eleştiren yanını çok güzel hicvetmiş.
Doğan Subaşı kitabında diyor ki: “Burada bir konuya daha değinmeliyim. CHP kadar öğüt verilen ya da yol gösterilen bir parti herhalde yoktur! Gerçekten de bir CHP’li olarak nereye gitsek, kiminle konuşsak, biraz sohbetten sonra, iktidar olmamız için ne yapmamız gerektiği, nasıl hareket etmemizin doğru olacağı üzerine sürekli akıl alıyorduk. NEREDEYSE CHP DIŞINDA HERKES İKTİDARA GELMENİN YOLUNU BİLİYORDU!”
Sevgili Doğan’ın “tanıştığı” öğüt vericilerle karşılaşmayan var mı acaba?
Umarım parti yetkilileri, parti eğitimi veren eğitmenlerden başlayarak, kitabın okunmasını yaygınlaştırır.
Ben Doğan’a; “Büyükşehirlerde politika yapmak, CHP’de bir yere gelmek, hele de İstanbul’da kullanacağın mezhebin, etnik yapın, mensubu olduğunu söyleyeceğin bir coğrafi bölgen yoksa, basamakları atlamak mümkün değil demeyeyim de zordur diyeyim” demiştim. Doğan, zor olanı başardı.
Doğan Subaşı’nı kitabından dolayı kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.




























