Telefon
WhatsApp

NE VAR NE YOK!
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

NE VAR NE YOK!

Biri bilgisayarını açmış, Google hazretlerine ‘ne var ne yok’ diye sormuş. Bilgisayar ekranında, garip şekiller, ne olduğu anlaşılmayan sesler ve bir dakika sonra da bilgisayar devre dışı; ruhuna elveda.

Bilgisayarın kafası karışır da bizim kafamı karışmaz mı, karışır tabi. Kafamız karışmadan geçmişe gidelim.

2014 yılında Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’daki tek adam, gücü paylaşmama isteği kendi tabanının bir kesimi dahil, seçmen tarafından fark edilince, 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde AKP, TBMM’de tek başına iktidar olabilecek çoğunluğu kaybetti.

Seçim öncesi Erdoğan’a en büyük muhalefeti yapan, meydanlarda Erdoğan’a idam ipi atan MHP Lideri Bahçeli, yenilenen 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri hemen öncesi ve sonrasında, özellikle de 2002 yılından itibaren iktidarın resmi olmasa da fiili ortağı konumundaki Fethullah Gülencilerin darbe (!) girişiminden sonra (Erdoğan, Gülenciler için …nankör bunlar, şimdiye kadar ne istediniz de vermedim…demişti), özellikle 2016 Ekiminden itibarenkamuoyuna ‘zaten fiili tek adam rejimi uygulanıyor. Anayasayı da bu fiili duruma uydurmak gerek, anayasa teklifinizi meclise getirin, iş birliği halinde değişiklikleri meclisten geçirelim’ açıklamasını yaptı. Yapılan iş birliği sonucu Anayasanın yargıya müdahaleyi kolaylaştıranlar da dahil,18 maddesi değiştirildi. Güya değişikliklerle TBMM’nin yetkileri artacaktı, mevcut yetkilerde kırpıldı, yetkisiz bir meclis çıktı ortaya. Parlamenter Sistem kaldırıldı, körlerin fili tarifi gibi, dünyada eşi olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kuruldu. Otoriter/tek adam yönetimi önündeki bütün engeller kaldırıldı.

Bilgisayar haklı. Ne var ne yok sorusu üzerine, en iyisi ‘uykuya yatmak’ dedi.

23 yıllık AKP İktidarı sonunda geldiğimiz yere bakın.

Kuzeyimizde Rus-Ukrayna Savaşı. Güneyimiz toz duman. 

Güneyimiz toz duman.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) eş başkanlık görevi verilmiş Erdoğan’a. Zaten Erdoğan’ın ‘Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Biz geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin eş başkanıyız’ söylemi hafızalarda ve kayıtlarda.

Osmanlı’nın dağılması soncu Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da İngiliz ve Fransızlarca çizilen sınırlar, oluşan devletçikler, sonrasının gücü ABD’yi de devreye sokarak, petrol kaynaklarının yeni bölüşümünü gündeme getirdi. Uygulama için İslami terör örgütlerince Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırılar bahanesiyle, eski sınırların bozulup yeni sınırların oluşması gerekiyor. 

ABD ve diğer emperyal ülkeler, bunu BOP kanalıyla, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da İsrail ve güdümlerindeki terör örgütleri kanalıyla, vekalet savaşlarıyla yapmaya çalışıyor.

Yeni sistem ile Yasama ve Yürütmeyi kendine bağlayan, Yargıyı da emrine alan sistem, eline geçirdiği erki kendisine tabi AKP/MHP çoğunluğu eliyle kullandı, kullanıyor.

12 Eylül öncesi, hiç sorumluluk almadan, devlet gücünü kullanarak ‘devlet güçlerine yardımcı’ olan MHP’liler, yeni sistemde de sorumluluk almadan devlet gücünü kullanıyorlar.

Gün geldi, deniz bitti.

2019 Yerel Seçimleri sonunda, 25 yıldır belediyelerin parasal olanaklarıyla iktidarını sürdüren AKP Büyükşehirlerin çoğunu kaybetti.

CHP’li yeni belediye yönetimleri, sosyal belediyecilik uygulamalarıyla seçmenle arasında duygusal bir bağ kurdu. Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, derdi geçim ve demokrasi olan diğer muhalif kesimlerde, anlaşabildikleri ortak paydalarda bir araya geldi. (Gerçi, masadakilerden kimileri halalarına, kimileri tabanlarına CHP’ye oy verme konusunda zorluk çektiklerini(!) söyledi, kimileri ortak masayı kumar masasına benzetip, masayı terk etti, tekrar masaya döndü. Alevi/Kürt/ CHP’li bir CB seçilmesini engellediler. Ya da müesses nizamın talimatını yerine getirdiler.) CHP Yönetiminin zaman alan çalışmaları, semeresini 31 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde verdi, CHP birinci parti oldu.

“Osmanlı’da oyun bitmez” derler.

AKP/MHP’de de oyun bitmiyor. İktidarlarını uzatmak için yeni projeler uygulamaya koyuyorlar. Muhalefeti ehlileştirmek, majestelerinin muhalefeti yapmak istiyorlar.

Normalleşme, yumuşama, müzakere teraneleriyle halkın gerçek gündemini, ekonomideki bozukluğu, yargıdaki düzensizliği, açlığı, yoksulluğu unutturmaya çalışıyorlar.

İktidara göre zayıf halka; DEM Parti. Düne kadar HDP/DEM için ‘teröristler, maaşlarını kesip şehit ailelerine verelim’ diyenler, ‘yeni dönem, iç barışı sağlama dönemi’ diyerek DEM’lilerle tokalaşmaya başladılar.

Üyesi olduğum CHP’nin üst yönetimi ne yapar kestiremiyorum. Ancak, taban olarak AKP/MHP’nin oyununa gelmeyeceğiz.

AKP/MHP ve ortaklarının TBMM’deki sayıları 321. Anayasa değişikliği için en az 360 (referandum) gerekiyor. İYİ P. ve Saadet meclis grubunun çoğunluğu uzlaşıya hayır diyor.

Yeniden açılım muzu ile DEM Parti’ye yanaşma peşindeler. DEM ile CHP’nin arasını açmaya çalışacaklardır.

CHP, tabanın eğilimi doğrultusunda, ben demeden, yetkili kurullarına danışarak, %1-2 oyu var demeden muhalefeti bir araya getirmeli.

DEM’liler de Demirtaş’tan bağımsız hareket etmemelidir.

“AYNI SU İLE İKİ KEZ YIKANILMAZ!”

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği