İlahi Miyomoto, ilahi Japon. Sen burayı kendi ülken mi sandın? Haberin yok galiba. Andığın en iyi sismik mühendislerini dinlediğimizi, onların görüşleri doğrultusunda önlemler aldığımızı mı sanıyorsun?
Sen şimdi deprem öncesi ve sonrası depremle mücadele edecek kuruluşun, AFAD’ın başında bir sismik mühendis var sanıyorsundur. AFAD’ın başında, “Her şey kader, vaden dolmamışsa 20 gün bile enkaz altında kalsan sağ çıkarsın” mantığıyla eğitim alan, bilimle ilgisi sıfır olan İmam Hatip mezunu biri var. İmam Hatipliyi atayan siyasilerden biri de “4 gün, 5 gün göçük altında kalan çocuk kurtarıldığında, ona ‘Aç mısın’ diye soran kurtarıcısına ‘Hayır, yemek yedim’ diye cevap veriyor. O çocuğu besleyen ilahi gücü düşünmüyor musunuz” diyor. İlahi gücün, ölen yüzlerce -binlerce çocuğu niçin besle(ye)mediğinin yanıtını es geçiyor.
Depremde can kaybımızın çok olmasının ilk nedeni kaçak, çürük, imar aflarıyla yasallaşan inşaatlarsa, bir başka nedenini de 25 Şubat 2023 tarihli Serhan Asker’in HalkTv’deki programında, köyünden Adıyaman merkeze taşınmak mecburiyetinde kalan bir eski tütün üreticisi şöyle açıklıyordu: “Köyümde tütün ekiyordum. Yanımda da 6 aile çalışıyordu. Bunlar yerli tütüne yasak getirdiler. Arpa-buğday ekmeye kalktım, geçimimizi sağlayamadım. Ben ve benimle çalışan 6 aile köyümüzü çiftimizi terk edip Adıyaman’a taşınmak zorunda kaldık. Tütün ekimi yasaklanmasaydı köyümüzde kalırdık. 38 yakınımı kaybettim depremde”.
Japon yapı mühendisi Miyomoto’ya soruyorum.
Sizin ülkenizde yapıların proje aşamasından iskân aşamasına kadar olan sürede kontrol mekanizması nasıl işliyor?
Sizin ülkenizde de eş-dost hatırına ya da menfaat karşılığı onay imzaları atılıyor mu?
Sizin ülkenizde dikey mimarı yanlıştır.Yatay mimariye öncelik vereceğiz, şehre ihanet ettik deyip, dikey yapılaşmaya devam eden biri 22 yıl ülkeni yönetmeye devam eder mi?
Sizin ülkenizde üretimi yok edip, tüketici bir toplum yaratsalar, akla gelen her şey ithal edilse ve bir bakan da çıkıp “Paramız var ki alıyoruz” dese, ne yaparsınız?
Bizim ülkemizde Miyomoto, tarım ve hayvancılıktan sorumlu bir bakan, hayvancılık yok edilip, başka ülkelerden, yandaş şirketler kanalıyla et ithal edilince “Paramız var ki dışardan et alıyoruz” diyen bakanı da alkışladık biz.
Miyomoto, yeni ülken ABD’nin bize Marshall yardımını(!) başlattığı 1950 öncesi bizim ülkemiz tarımda kendi kendine yeten ilk 10 ülkeden biriydi. 1950 de kırsal nüfusumuz %76 kentsel nüfusumuz %24 idi. 2019 yılı sonunda il ve ilçe merkezlerinde ikamet eden nüfusumuz %93, köylerde ikamet edenler ise %7.
Japon asıllı ABD vatandaşı Miyomoto, merak ettiğim için soruyorum bu soruları.
Bir de sevgili Miyomoto, vahşi kapitalizm sizi de bizim gibi, bir şekilde, birileri kanalıyla sömürüyor mu?
Akıllı insanlarsınız. Öğrendiğime göre bir dininiz de yokmuş. Yani koruyucunuz da yokmuş.
Miyomoto, bütün melanetler neden bizim başımıza geliyor da sizlere bir şey olmuyor? (Olmasın elbet, kahrımdan söylüyorum)
Bu işin sırrını bana da açıklar mısın Miyomoto?




























