Izmir'in kurtuluşunun yüzüncü yıl etkinliklerinde Tunç Soyer'in söylediği "yüz yıl önce ülkeyi yönetenlerin, "gaflet, delalet ve hatta ihanet içindeydiler" şeklindeki Atatürk’ün sözü AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anlaşılan, çok ağırıma gitmiş.
On gündür Tunç Soyer'i elestirmeleri yetmemiş, yanına konuyu televizyonlarda işlemeye çalışan Merdan Yanardağ'i da katarak savcılara şikayet ediyor. Bu konunun önümüzdeki seçimin de propaganda konusu olacağı kesin.
AKP, Cumhuriyet döneminde iktidara gelmis, "Sağ görüşlü" partili hukumetlerin, en gericisi, en baskıcısı, toplumu ve devleti dönüştürmek isteyen en yoğun çaba gösteren, Cumhuriyet ile hesaplaşmak istiyen en "militan" Partidir. Turkiye'de "sag" düşüncenin Osmanlı - Cumhuriyet hesaplamasını çok açık ve göstere göstere yapan bir partidir. Ancak Cumhuriyet yandaşı olup bu "Osmanlıcılık" hevesinin etkisinde kalmış çok önemli bir halk kesimi de var. Turkiye'nin demokratları bu konuda siyasi çalışma yapmaya, çok hevesli olmamış, tam tersine herkesi aynı kefede görüyorlar. Bugün Kılıçdaroğlu'nun yapmak istediğini de bu yönüyle değerlendiremeyip, tümünü yanlış görerek eleştirmektedirler.
Oysa konu AKP açısından hatta Turkiye'de militan "Sağ" açısından tamamıyla bir Osmanlı Cumhuriyet kavgası olarak ele alınmaktadır. Bu uğurda Atatürk’ün adını kullanmaktan dahi geri durmuyorlar. Tunç Soyer'in cevap vermeden paylaştığı, benim de aşağıya aldığım Atatürk’ün gülerek "seyrettiği" resim gercekten anlamlı.
Peki neden kavganın siyasi boyutunu Osmanlı Cumhuriyet karşıtlığına, özellikle taşıyorlar?
Çünkü; "Cumhuriyet basitçe Osmanlı’nın devamı olarak görülemez. Söz konusu olan basitçe bir rejim değişikliği değildir; ortada kurumlarıyla, hukukuyla, ekonomik düzeniyle, devlet-toplum ilişkileriyle, zihniyet dünyasıyla, dine bakışıyla vs. çok net bir kopuş bulunmaktadır. Osmanlı-Türkiye (Cumhuriyet) modernleşme süreci bir süreklilik ilişkisi taşır.../.. feodaliteden kapitalizme, monarşiden cumhuriyete, aristokrasiden laikliğe, tebaadan yurttaşa, ümmetten ulusa doğru yaşanan köklü, radikal bir dönüşüm söz konusudur ve burada süreklilik değil kopuş vardır." (F. YAPAR)
Oysa AKP yirmi yıldır ne yapıyor? Cumhuriyeti siradanlaştirip Osmanlı’nın devamı olduğunu yayıyor. Birisi bir sülalenin, Osmanogullarinin babadan oğula geçen devleti, diğeri Cumhuriyet, yurttaşların seçimle geleceklerini siyasi yöneticilerini belirliyebildiği bir halk yönetimidir. "Tunç Soyer yalniz değildir" demek güzel ancak asil hedeflerinin Cumhuriyet olduğunu unutmayalım.




























