Telefon
WhatsApp

Orman Varlığımızın Önemi
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Orman varlığı sadece ülkemizde yaşayan canlılar için değil tüm dünyadaki canlılar içinde önemlidir. Orman varlığı yaşamsal bir dengedir. Bu nedenle ormanların fonksiyonlarının önemini bir kez daha hatırlatma ihtiyacı duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz.

Ormanların üretim (odun hammaddesi üretimi, odun dışı orman ürünleri üretimi) fonksiyonunun dışında çok daha önemli fonksiyonları olduğunu biliyoruz. En önemlisi karbon yutaklarından birisi olması bunun yanı sıra hidrolojik, klimatik, biyolojik çeşitlilik hizmeti, erozyonu önleme, toplum sağlığına katkı, doğayı koruma, ulusal savunmaya katkısı yanı sıra estetik, bilimsel ve rekreasyon açısından sahip olduğu birçok fonksiyonlarını sıralayabiliriz.

Küresel ısınma, iklim değişikliği gibi kaygılar, tüm dünyada ormanlara olan ilginin nedenini değiştirmiş durumdadır. Bu nedenle, ormanların insanlar için odun hammaddesi üretimi yeteneği kadar, dünya dengelerine yaptığı katkı, tüm insanlığın ilgilendiği bir fayda olarak dikkat çeker hale gelmiştir. Tüm dünya ormanlarında olduğu gibi, Türkiye ormanlarındaki; ağaçlarda, topraklarda, ölü örtü ve ölü odunda karbon depolanmakta, depolanan karbon ise küresel ısınmaya neden olan emisyonları emen bir işlev görmektedir. Bu nedenle, ormanlarda depolanan karbon miktarındaki değişim ülkenin küresel katkıları olarak yorumlanmaktadır.

Ağaçların birim alana düşen karbon depolama düzeyleri ise verimli ormanlarda 48,2 tC/ha ve boşluklu kapalı ormanlarda 3,2 t C/ha kadar hesaplanmıştır. Bu değerlere göre ormanlarımızda ağaçlarda yıllık olarak 13,4 milyon ton C/yıl (49,0 milyon ton CO2 eşdeğeri) karbon biriktirilmektedir. 2016 yılı sonu itibarıyla ülkemizin toplam sera gazı salımlarının 496 milyon ton CO2 eşdeğeri olduğu dikkate alındığında, orman ağaçlarımız toplam sera gazı Salımlarımızın ancak %10’unu karşılamaktadır.

Ormanlarımızın varlığı ve devamlılığı bulunduğumuz bu coğrafik yapıda çok önemlidir. Ülkemizin arazi yapısını bir an için gözümüzün önüne getirelim, ülkemiz, dünyadaki ülkeler arasında ortalama yükseltisi ve engebeli yapısı ile zor bir coğrafya da yer almaktadır. Bu yüzden yukarı havzalarda ortaya çıkabilecek sel baskını, toprak kayması ve toprak erozyonu gibi doğal afetler, ülkemizde çok daha ciddi boyutlarda, etkisini ve şiddetini göstermekte, can ve mal kaybına yol açabilmektedir. Bu durumun dengeleyicisi, düzenleyici ve koruyucusu ormanlarımızdır.

Son açıklanan resmi veriler dikkate alındığında 23,1 Milyon hektar orman alanına sahibiz. Ülkemizin %29,6’sı ormanlarla kaplıdır. Orman varlığımızın %58’i Normal Kapalı, %42’si Boşluklu Kapalıdır. Son yıllarda ormanlık alanların arttırıldığı gibi sübjektif değerlendirmelerin arkasına da sığınarak, aşırı odun üretimi için verimli orman alanlarının içinin boşaltıldığı ve sıradan ihtiyaçlar için bile izin verildiği zor bir süreçten geçiyoruz.

Ormanlarımızı tehdit eden en büyük tehlikenin aşırı odun üretimi olduğu ve doğal yapısının bozulmasıyla birlikte yukarıda saydığımız asıl fonksiyonlarını gerektiği gibi yerine getiremeyeceği aşikardır. İklim değişikliğinin yarattığı olumsuzluklar da değerlendirmeye alınınca, nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızı hem yönetenlere hatırlatmalı hem de kamuoyunu bilgilendirmek zorundayız.

Ormanlarımıza sadece faydalanma anlayışı ile bakan yaklaşım yeni değildir. Geçmişte de vardı şimdi de var. Ancak son 20 yıldır, yasalarda yapılan değişikliklerden, idari düzenleme ve uygulamalardan kaynaklan bir bu boyutta bir olumsuzlukla karşılaşılmamıştı.

Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulunca hazırlanan “Türkiye Ormancılığı 2022:Türkiye’de Ormansızlaşma ve Orman Bozulması” raporuna https://www.ormancilardernegi.org/dosyalar/files/tod_ormansizlasma_web.pdf linkinden ulaşmanız mümkündür.

Lösev2
Paylaş
Arşiv Ahmet hüsrev özkara Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği