6’lı Masa’nın alışılan toplantılarından sonra Sayın Karayalçın, seçimler öncesi masa bileşenlerinin ince eleyip-sık dokuyarak, ileride sorun olabilecek konuların tamamının bir protokole bağlanmasının gerekliliğini DYP-SHP Koalisyonu’nda ortaya çıkan sorunlardan örnekler vererek anlattı.
Çarpıcı örneklerden biri; memurların sendika kurma hakkı. Koalisyon ortaklarından DYP kanadı, “Memurların sendika kurmasına karşı değiliz. Fakat, toplu sözleşme ve grev hakkı vermeyiz” diye diretir. SHP’li Bakanlar da, “Toplu sözleşme ve grev hakkı olmayan sendika mı olur” derler. DYP’li Bakanlar, “Koalisyon protokolünde sadece memurlara sendika kurma hakkı tanınacak yazıyor. Sendika kurmaya evet, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkına hayır” diyorlar. Sonuçta, toplu sözleşme ve grev hakkı olmayan sendika kurma hakkı tanındı memurlara. Eski Genel Başkanımız, bu nedenle her ayrıntının protokole bağlanmasını öneriyor.
Programı izleyen ve çok beğenen SHP Eski Mersin İl Başkanı Ali Osman Cihan (Emmi), protokol olayını ciddiye alıyor ve düşüncelerini bir fıkra ile süsleyerek Sayın Karayalçın’a anlatıyor:
“Eskiden subayların emir erleri olurdu. Bir Albayın emir eri terhis olmuş. Yeni bir emir eri seçmek için askerleri toplamış, askerlerden biri (Laz bir asker) “Komutanım, ben emir eriniz olurum. Yapacağım işleri söyler misiniz, yazayım iş listesini” der. Albayın hoşuna gider askerin tavrı, “Çocukları okula bırakıp alacaksın, ortalığı toplayacak, evin alışverişini de sen yapacaksın” der. Asker de iş listesini cebine koyar. İki hafta sonra Albay ve emir eri atları ile çamurluk bir alandan geçerlerken, Albayın atı ürker ve Albay çamurun içine düşer. Emir erinin kendisini çamurdan çıkartmasını isteyen, “Ne bakıyorsun, yardım et, beni çamurdan çıkart” diyen Albaya, emi eri: “Yapılacak işler listesine baktım komutanım, çamura düşeni çamurdan çıkarma maddesi yok, kendiniz çıkın çamurdan” der.




























