Telefon
WhatsApp

Satır aralarını okuyabilmek...
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

Satır aralarını okuyabilmek

 

Tapu Kadastro Lisesi’nde okurken, hocalarımız öncelikle harita okumayı öğretmişlerdi bizlere.

 

O zamana kadar fiziki haritalara baktığımızda, yeşil ve kahverenginin bol olduğu kağıt parçasıydı haritalar bizim için. Sonra öğrendik ki; dağ, tepe, yol, yükseklikler, uçurumlar, mesafeler, ne ararsanız var o kâğıt parçasında. Yeter ki okumasını bilin.

 

11 Kasım günü CHP MYK toplantısı vardı. 

 

Adet olduğu üzere, MYK sözcüsü Deniz Yücel’in yapacağı açıklamalara odaklandım. Haksız mıyım odaklanmakta; bir hafta önce ABD’de Başkanlık Seçimi olmuş, Demokratlar kaybetmiş, Cumhuriyetçiler yani eski Başkan Trump seçimi kazanmış, dünya diken üzerinde, Ortadoğu’da kan gövdeyi götürüyor, İsrail ‘Gazze yetmez; Lübnan, Suriye, kafasını oynatırsa Ürdün, kim kıpırdarsa, ölen çoluk-çocuk demeden bombalıyor. İran ve İsrail birbirlerinin atış sırasına da saygı duyarak(!) karşılıklı füzeleşiyorlar. İsrail’in yeni atanan Dışişleri Bakanı Sa’ar, ‘Kürt halkı büyük bir ulus, siyasi bağımsızlığı uluslardan biri. Onlar bizim doğal müttefikimizdir. Suriye ve Lübnan’daki Dürzi azınlıklar da olası ortaklarımızdır. Her zaman azınlık olacağımız bir bölgede ittifaklarımız diğer azınlıklar olacaktır’ diyor.

 

Trump’ın Ulusal Güvenlik danışmanı Mike Waltz, ABD askerlerinin Rojava’dan çekilmesine karşı olan, ‘Kürt Dostu’ olarak bilinen biri.

AKP Hükümeti, ABD’den ‘Kürt militanlara (PYD) desteğinizi çekin’ dedikleri bir zamanda Trump, Waltz’ı atıyor.

 

BRICS maceramız, Rusya’nın ‘dur bakalım’ demesiyle, buzlukta.

Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna Savaşı devam ediyor 

Almanya’da, orada yaşayan yaklaşık 1,5 milyon Türkiyeliyi ilgilendiren hükümet krizi çıkmış, muhtemelen erken seçime gidilecek.

 

Türkiye’de açlık-yoksulluk had safhada. Demirel’in ‘boş tencerenin götürmediği hükümet yoktur’ dediğinden daha kötü ekonomik koşullar yaşanıyor. Ekonomik çöküntüyü gözden kaçırmak için, AKP-MHP İktidarı iki günde bir yapay gündem değiştiriyor. CHP dahil, muhalefet, Bahçeli ve Erdoğan tarafından oluşturulan yapay gündemin peşine takılıyorlar. İktidar da ‘cambaza bak’ misali, cebimizde kalan kırıntıları da alıyor.

 

MHP Lideri Bahçeli, her hafta, hüküm giymiş ve ‘Bahçeli afları’ ile cezaevinden çıkmış bir mafya örgütü lideri ile fotoğraf servis ediyor. ‘Alayını’ yok etmeyi düşündüğü PKK’ın, cezaevinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış lideri Öcalan’ı mecliste konuşmaya, ardından umut hakkından yararlanmaya çağırıyor. (Anayasa-TCK vs. hak getire. Ben yaptım, oldu diyorlar.)

 

Deniz Yücel’in açıklamalarına bakarsak, bu 1 Nisan 2024’ü yaşıyoruz. 

38. Kurultay’da seçilen parti yönetimi, sıfırdan başlayıp, 4,5ayda olağanüstü bir performans göstererek partiyi birinci parti yaptı.

 

Deniz Yücel, MYK adına açıklama yaparken, turpun büyüğünü sona saklayarak ve yukarıda yazdığım dünyadaki ve ülkedeki gelişmeleri es geçerek, ‘…hayat pahalılığına, işsizliğe, güvencesizliğe çözüm bulma yerine; iktidarda kalmayı sağlayan her yol mübahtır anlayışıyla ülkede ne Anayasa kaldı ne de hukuk…’ diyerek iktidarı eleştiriyor.

Deniz Yücel’in önemsediği en büyük sorun; kurultay, kurultay çağrısı yapanlar. Tabii ki Deniz Yücel tek başına değil. (Sonra yaptığı açıklamadaki saldırgan üslubu için, ‘Zamansızlık nedeniyle Genel Başkan ile görüşmeden, kendi düşüncelerimi aktardım’ diye düzeltme (!)yaptı.)

 

Somak lazım Deniz Yücel’e. 38. Kurultaya giderken, sizler kurultay olsun diye bastırırken, Türkiye’de daha yaşanır bir ortam mı vardı, ekonomi daha mı iyiydi, açlık- sefalet yok muydu? Üstelik, 4 ay sonra yerel seçim vardı. Gelecek kadrolar örgütü tanımayabilirdi. 

 

Deniz Yücel, ‘Vatandaş geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı altında inim inim inlerken, bir belediye başkanımız siyasi bir operasyonla tutuklanmışken… Bizim CHP olarak kurultay gibi bir gündemimizin olması söz konusu değildir. Böyle bir siyasi ortamda kurultay tartışması açmak, abesle iştigaldir…’ diyor.

 

Sevgili MYK sözcüm, sevgili Deniz Yücel, kurultaya kafanı takma. Taban istiyorsa, size-bana rağmen kurultay olur. Tıpkı 38. Kurultay’da olduğu gibi. Ki bana göre, 38 Kurultay, yerel seçimlerden sonra olmalıydı. Aldığımız belediye sayısı da 500 dolayında olurdu.

Genç, gelecek vaat eden, fiziği düzgün bir arkadaşsın. (Senden epey büyük ve eski bir partili olduğum için böyle hitap ediyorum) Kamuoyu araştırmalarının partileri nasıl birinci, ikinci, sonuncu vs. gösterdiklerini hep birlikte biliyoruz. MYK’mız, Kurultay ve PM’den sonra en yetkili üçüncü organdır. Umarım Türkiye’nin gündemini MYK’mız belirler, yapay gündemlerin peşine takılmayız.

 

Harita okumak, geleceği görmektir. Gelecekle ilgili yol haritası çizmektir.

Haritayı iyi okuyan, dağ başında yapayalnız, çaresiz de olsa, o çıkmazdan nasıl çıkacağını bilir, yanında birileri varsa eğer, o çıkmazdan onları da kurtarır.

Lösev2
Paylaş
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği