Önceki sermaye ile ilgili yazıda, para ile sermaye nin aynı olmadığı paranın satın aldığı nesnelere göre sermaye haline geldiği anlatılmıştı.
Sermaye kavramı ile ilgili en geniş analiz K.Marx tarafından yapılmıştır. Marx geliştirdiği teorilerini anlatırken kendinden öncekileri vurgulayarak onların katkılarını da belirtir. Kar oranlarının azalışı için,"Bu ,her bakımdan modern ekonomi politiğin en önemli yasası ve en güç ilişkilerin anlaşılması için en başta gelen yasadır. Tarihsel açıdan da en önemli yasadır. Yalınlığına karşın bugüne kadar hiç kavranmamıs ve hele bilinçli olarak hiç dile getirilmemiş bir yasadır" diye yazıyor. Bu konuda pek alçak gönüllü davranmıyor.Bu yazıda kâr oranlarının azalışı ele alınmıştır.
Sermaye iki bölümden oluşur. Bunlar sabit ve döner sermaye diye isimlendirilir. Sabit sermaye(değerini kullanıldıkça ürüne aktarır), fabrikalar,makinalar, hammaddeler(hammadde dolaşımdaki sabit sermayedir,değerini bir seferde ürüne katar)kısacası işçi ücretleri hariç tüm masrafları temsil eder. Döner sermaye ise işgücü ile ilgili ödemelerdir.
Konuyu açıklamak için bir örnek verelim.100 liranın 70 lirası ile makina ve hammadde alınsın 30 lirası ile üç işçi çalıştırılsın. Burada 70 lira sabit sermaye 30 lira döner sermayedir. Bunların kullanılması ile 150 liralık mal üretildiğini varsayın.
150 liranın 70 lirası kullanılıp tüketilmiş olan makina ve hammaddenin karşılığıdır,30 lirası kullanılan işgücünün karşılığıdır. İşgücü kullanılmasa 70 lira (sabit sermaye) olduğu gibi kalacaktı. 30 lira (döner sermaye) üretim sonunda (50 lira artı değer yada kârdır, artı değer oranı 50/30 =1.6 dır)80 e çıkmıştır. Bu 80 liranın 50 lirası kâr olmuştur. Bu işlemi yapan elde ettiği 50 TL lik kârdan kendi ihtiyaçları için 10 lira harcarsa elinde140 lira olur . Bir dahaki sefer artık 100 lirayla işe başlamayacak ,140 lira ile başlayacaktır. Bu örnekte kâr oranı 50/100 dur. Yani %50 dir. Bu kârdan elde etmeye devam etmek isteniyorsa süreç böylece devam eder.
Kâr üreticiler arasında rekabet yaratır.
Üreticiler arasındaki rekabet yeni makinaların kullanılarak daha az isci ile daha fazla üretim yapılmasını sağlar(emek verimliliği artar). Teknolojik gelişmeler yeni makinaların kullanilmasini sağlayarak aynı işi daha az işçi ile yapmayı sağlar.Bu gelişme günümüzde yapay zeka ile devam etmektedir.
Örneğe dönersek daha fazla üretim için makinalaşmayı artırdıgınızda140 liranın 110 lirası ile makina hammadde alıp,30 lirası ile işgücü alınmaya başlanır. Ürün değeri (artı değer oranı aynı kalırsa 1,6 olursa)190(110+30+60) olur. Şimdi kâr oranı 50/140 dır. Yani kâr oranı %35 dir. Kâr oranı makineleşme ile 50 den 35 e düşmüştür.
Örnek anlayış kolaylığı için bu kadar ani -%50 den %35 e-bir değişim göstermektedir. Bu süreç yavaş işleyen ama işleyen bir süreçtir.Ekonomik krizlerin temel nedeni Marx a göre bu kâr oranlarının düşme eğiliminde bulunmasıdır.
Şu soru akla geliyor. Eğer bu yasa doğru ise krizler nasıl aşılıyor?
Bunun yanıtı şu başlıklarla verilebilir: Artı değerin çoğaltılması,sabit sermayenin ucuzlaması, nüfus artışı, sermaye ihracı ve dış ticaret.
Yazının uzadığı
düşüncesi ile buna maddeler halinde yanıt verip, ayrıntılarını bir sonraki yazıda ele alalım.
Başka bir soru, üretimdeki makinalaşma, işçi çalıştırmayı gereksiz bırakırsa ne olur?
Not: parantezler iktisatçılar için.
-ERDOĞAN KOTİL-




























