Gelecek için hayalleri bile elinden alınmış, sadece günün sonunda açlık ve tokluk arasında bir mide ile karnını doyuran ama dengeli beslenemeyen, kendinden vazgeçme noktasında olup, çocuklarının geleceği için kaygı taşıyan çalışan ve emeklinin sırtındaki gün geçtikçe ağırlaşan küfesini yok sayıyorlar.
Hiç dikkat ediyor muyuz, marketlerde alış veriş yapanların yanında eskisi gibi çocukları olmuyor, neden acaba? Ya minicik gözünün nuru evladının canı bir şey çeker de alamazsa, o ana babanın düşeceği durumu düşünebilir misiniz?
Vatandaşın gelir seviyesi kaplumbağa yürüyüşü ile artarken, temel gıda ve ihtiyaç maddeleri tazı hızıyla artmakta olduğu gerçeği küfenin kimin sırtında olduğunu gerçeğini anlatmıyor mu?
Devlete ödenen resim ve harçlar yeniden değerleme oranı olan yüzde 122 artışla küfeyi daha da ağır hale getirmekte iken memur ve emekliye reva görülen yüzde 25 ücret artışı müjde olarak kabul edilebilir mi? Yoksa yüzde 25 in önüne 1 rakamını yazmayı unuttunuz mu?
Ekonomist olmaya gerek yok, geçen yıl bu zamanlar mazot ne kadardı, bugün ne kadar? Doğalgaz, elektrik faturası neydi ne oldu? Peki minicik çocuğun içtiği süt, mama ne kadar arttı? Ya olmazsa olmaz bez fiyatları? Peynir, yumurta, zeytin kahvaltıda lüks olmaya başlamadı mı? Et ile en son evimizde ne zaman yemek yapıldı? Ailece birlikte ağız tadıyla yemeğe ne zaman çıktınız?
Özel sektörde çalışan asgari ücretliye artışı yüzde 54 olarak belirle, sonra memur ve emekliye yüzde 25 artışı müjdele. Asgari ücretlinin küfesi de özel sektör işvereninde değil mi?
Asgari ücretin artışı da, memur ve emeklinin maaş artışı da Enag verilerine göre komik değil mi? Gerçek enflasyon yüzde 137 olmasına karşın Tuik yüzde 64 olarak açıklamakla milyonlarca çalışan ve emeklinin gelirine olumsuz yönde etki ederek kul hakkına girmiyor mu?




























