Siyasal partiler yalnızca ideolojik yapılar ya da "seçim makineleri" değildir. Eğer bu gerçeklik gözardı edilirse "makine arızalanabilir!"
Siyasi partiler insan unsuruna dayalı örgütlerdir ve bu bağlamda aynı zamanda çok katmanlı birer örgütsel psikoloji alanlarıdır.
Bu alanın en belirleyici unsurlarından biri ise çoğu zaman göz ardı edilen bir kavramdır: Örgütsel moral ve güven dengesi!
Benim de doktora konum olan psiko-dinamik yaklaşımlara göre; bireylerde olduğu gibi örgütlerde de görünen davranışların arkasında daha derin duygusal ve zihinsel süreçler bulunur.
Bu çerçevede siyasal örgütlerde yaşanan "gerilimler", yalnızca güncel tartışmaların değil; biriken algıların, beklentilerin ve hayal kırıklıklarının da sonucudur.
Bu tespiti yapalım ve devam edelim...
Bir siyasal hareketin sürdürülebilirliği; yalnızca dönemsel başarılara değil, örgütün tüm katmanlarında hissedilen güven duygusuna bağlıdır.
Güvenin zedelendiği ortamlarda moral düşer.
Moralin düştüğü yapılarda ise karar alma süreçleri zayıflar, ortak hedef duygusu bulanıklaşır ve örgütsel bütünlük aşınır.
Bunu söylersek, söylemimizi örgütsel moralin ne olduğunu tanımlayarak açmamız gerekir: Örgütsel moral; bir yapının üyeleri arasında oluşan güven, aidiyet, dayanışma ve ortak amaç duygusunun toplamıdır.
Ne şiirsel, ne güçlü,
ne tılsımlı, ne onurlu bir halka değil mi?
"güven", "aidiyet" ve "ortak amaç duygusu"...
Bu halka gelir şu kıvamda bayraklaşır: Örgütün ve üyelerin birbirine olan "bağlılığı"...
Gerçekten üyeler arası güvenin zayıfladığı yapılarda, yukarıdan verilen, sağdan soldan sufle edilen hiçbir mesaj, kalıcı karşılık bulamaz.
Psiko-dinamik açıdan bakıldığında; yüzeysel motivasyon çağrıları, derin yapısal sorunları telafi etmez, edemez.
Öte yandan, sağlıklı bir siyasal yapı için üç temel unsur öne çıkar:
İlkeler...
(Siyasal hareketin değerler sistemiyle uyumlu, tutarlı ve süreklilik taşıyan bir duruş sergilemesi)
Programa bağlılık... (Günlük gelişmelere göre savrulmadan, belirlenmiş politik çerçeveye sadakat gösterilmesi)
Toplumsal bağ ve gerçeklik...
(Emek, dayanışma ve halk kesimleriyle sahici ilişkiler kurabilmek)
Nihayet; ülkenin ve dünyanın sorunlarını doğru okuyarak çözüm geliştirebilmek...
Tüm bu unsurların zayıfladığı durumlarda, örgüt içinde farklı eğilimler ve gerilimler ortaya çıkması kaçınılmazdır.
Ancak bu gerilimler, doğru yönetildiğinde aynı zamanda bir yenilenme potansiyeli de taşıyabilir.
Benim doktora alanım olan psiko-dinamik açıdan önemli husus; bu süreçlerin bastırılması değil, anlaşılması ve kurumsal akıl içinde işlenmesidir.
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve açık iletişim; bu "işleme"; işlem - sürecinin temel araçlarıdır.
Sonuç olarak; siyasal örgütlerde moral, tek başına bir motivasyon unsurundan çok yapısal bütünlüğün ve ilkesel tutarlılığın bir yansımasıdır.
"Kalıcı moral" ve onun ürünü motivasyon; ancak ilke, program, toplumsal bağ ve karşılıklı güven üzerine kurulduğunda mümkündür...
-Dr.R.Bülend Kırmacı-




























