Telefon
WhatsApp

SİYASET KIZIŞIRKEN
Haber Yazı Detay İçi Reklam Alanı 300x250

CHP’nin ana gövdesini oluşturduğu İYİ Partinin de ağırlığınca yer aldığı “6’lı masa” yani Millet İttifakı, seçimlerden sonra, parlamenter sisteme dönüşü taahhüt ediyor…

Sonuçta önümüzdeki seçim bir genel oylama, bir referandum, bir halkoylaması ne derseniz deyin, belki de hepsini de içinde taşıyacak oldukça ağır bir sandığı önümüze koyacak.

Sandık bu kadar “ağır” olunca da, yurttaşın bilinçli oy kullanmasına ilişkin sorumluluğu o denli artmış olacak…

 

Gerçekte tüm seçim süreçlerinde, oy barajları ve seçim bölgeleri tartışma konusu olmuş; iktidarlar, kendilerine “kazandıracak” düzenlemeleri “kotarıp” seçime girmek istemişlerdir.

Bu seçim öncesi de öyle oldu; hem teknik düzenlemeler hem de iktidarın mali olanakları, muhalefet açısından seçim karşılaşmasına 2-0 geride başlamayı zorunlu kılıyor.

 

Bu tabloda, muhalefetin elindeki belediyelerin performansı önem kazanırken, medya da bloklar arasında kristalize olmuş bulunuyor… Dikkat ettiniz mi bilmem; en temel ihtiyacımız olan “Siyasi Partiler Yasasında Demokratikleşme”, siyasetin finansmanının saydamlığı veya “kabul edilebilir” oy barajları konusu kimsenin (özellikle Meclis’teki partilerin) gündeminde bile değil. Fakat bunlar ülkenin geleceğini kazanmasıyla ilgili olgular. Seçmen bu olguların yanı sıra Hazine’den Meclis partilerine yönlendirilen “parasal” yardımlara karşı itiraz halinde. Ne yazık ki, o da, eşit, adil, saydam bir yarışın temini açısından bir büyük engel teşkil ediyor.

 

 

Tüm bunlar bir yana seçimi “ekonomi” belirleyecek gibi… Öyle ama, hayat pahalılığı, işsizlik, borçlanma ekonomisi bu yazının konusunu aşar… Yine de şu var; “giden belli” demek kolay asl’olan “yerine konacak plan ve program”!

 

O noktada “muhalefet bloku” nasıl bir verim elde edecek? İnanın bu soru aday kadar önemli. Çağımız iletişim çağı, Türkiye seçmeni de engin bir sağduyu sahibi. Eğer dişe dokunur bir program görmezse, “geliyoruz” diyenin hevesi kursağında kalır, daha somut konuşalım, onca sıkıntı içinde olsa bile halk, kumar oynamayı sevmez; alışkanlıklarını muğlak bir değişime tercih eder, “nasıl olsa gelecek olan gideni aratır” diyerek, kimi anketçilere de, yaldızlı danışmanlara da, medya bülbüllerine de öyle bir ders verir ki, herkes şaşar kalır…

 

Demem o ki, plana programa projeye dayanması en azından bir ortak payda etrafında bu ana başlıklarda sarih ve saydam bir bağdaşma ve bağlaşma sergilemesi gereken siyaset, bunu yapmazsa eğer, Türkiye, AK Partili bir beş yıl daha geçirmek durumunda kalacaktır.

 

Unutmayalım ki, siyaset, başkasının başarısızlığını beklemek değil kendi başarımını yaratmakla istikrarlı bir büyümeye kavuşur, söz, eylem ve doğrultu tutarlılığıyla eninde sonunda halkın teveccühüyle iktidara yerleşir. Ülke genelinde ve parti içinde “iktidar” ise mutlak değildir; toplumun ihtiyaçları doğrultusunda iktidarlar değişir; bu da demokrasinin gereğidir. Biz, ne acı ki, “iktidarımızı” mutlaklaştırmak eğilimindeyiz… Oysa demokrasi “mutlakiyetin” değil değişimin, değişim için söz ve örgütlenme özgürlüğünün rejimidir.

 

Bizim dilimiz demokrattır işimiz otokrattır. Bu işleyiş ve anlayışın değişmesi toplumda genel eğitim sisteminin olduğu kadar, parti içi eğitimin de işidir. Bakalım göreceğiz! Gerçekten Türkiye’de siyaset bir dolu gelişmeye gebedir. Zaman, en değerli kavram ve olgudur. Siyasi partiler, tarihsel, toplumsal, iktisadi gerçeklikler üzerinde yükselecek veya kendilerini revize etmek durumunda kalacaklardır. Nihayet, önümüzdeki seçimlerin Türkiye’miz için esenlikler getirmesini diliyorum.

 

Birkaç söz daha ederek yazımı tamamlamak isterim. Kadim dostum Erhan Baydar, beni arayıp bu mecrada da yazmamı istediğinde çok sevindim. Erhan Baydar’ı, 12 Eylül sonrasında resmen açılan CHP’nin seçilmiş ilk Gençlik Kolları Genel Başkanı olduğu sırada tanıdım. Kendisini, partinin ilkelerine gönülden bağlı, taban siyasetine değer veren, gençlik kollarını üretkenliğe ve birbirlerine saygı içinde vatandaşla buluşmaya yönlendiren gerçek bir CHP’li olarak bilirim. Aradan yıllar geçti, kurulmasına öncülük ettiği Siyaset Ankara internet gazetesiyle önemli bir başka işe imza atmış, kutluyorum. Bu vesileyle, ben de elimden geldiğince daha çok siyaset, siyasetin ekonomisi ve güncel konularla sizlere seslenmek olanağını bulmuş oldum.

 

Tüm okurlara en içten selam ve saygılarımla.

Lösev2
Paylaş
Arşiv R. bülend kırmacı Arşivi Tümü
yotube

Yazarlarımız

Reklam

Anket

Reklam

E-Bülten Aboneliği