Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yaşadığı kronik sorunların başında iki temel neden açıkça görülmektedir:
Birincisi; liyakat sorunu ve özgüven eksikliğidir.
Bazı belediye başkanları, yeterli özgüvene sahip olmadıkları için işin ehli, donanımlı ve bağımsız düşünebilen kadroları göreve getirememekte; bunun yerine ya daha az yetkin isimleri tercih etmekte ya da dışarıdan dayatılan kadrolarla çalışmak zorunda kalmaktadır. Oysa liyakatin olmadığı yerde verimlilik olmaz, verimliliğin olmadığı yerde ise sorunlar kaçınılmaz hale gelir. İşin ehli olmayan kadrolar, sorun çözmek yerine sorun üretir.
AKP’Yİ TAKLİTTEN KAÇINILMALIDIR
İkincisi ve daha da önemlisi; kimlik kaybı ve taklitçilik sorunudur.
CHP’li belediyeler, yerel yönetim anlayışında özgün bir yol geliştirmek yerine, uzun yıllardır eleştirdikleri uygulamaların bir benzerini sürdürmektedir. Hizmet üretmek yerine hizmet satın almaya dayalı, ihale merkezli bir yönetim anlayışının devam etmesi; sosyal demokrat belediyecilik iddiasıyla açık bir çelişki yaratmaktadır. Oysa bu belediyelerin farkı, sadece yönetimde olmak değil; yönetim anlayışını değiştirmek olmalıdır. Taklit eden değil, örnek olan bir model ortaya koymaları gerekir.
Çözüm ise nettir:
Bilimsel temele dayanan, bağımsız düşünebilen, siyasi ve teknik açıdan yetkin kadrolarla çalışmak; sosyal demokrat belediyecilik ilkelerine uygun, halkçı ve kamucu politikalar üretmek zorunludur. Belediyeler, makam dağıtan değil; hizmet üreten kurumlar olmalıdır.
Görev verilecek kişiler, “bir şey olmayı” değil, “bir şey yapmayı” amaç edinmelidir. Kendi bireysel çıkarlarını değil, örgütün ve toplumun ortak yararını önceleyen insanlar sorumluluk üstlenmelidir.
Aksi halde mevcut sorunlar azalmak bir yana, katlanarak büyümeye devam edecektir.
-Süleyman Rıdvanoğlu-




























