Bilim insanları da ilerici aydınlar da geleceği okurken aynı yöntemi kullanır: Verilere bakarlar, eğilimleri takip ederler ve ihtimalleri tartarlar. Türkiye’nin siyaset sahnesi ise öyle karmaşık, öyle çok katmanlı ilişkilerle örülü ki, kesin konuşmak çoğu zaman cesaret ister. Ancak yine de bazı veriler, bazı işaretler giderek daha görünür hale gelir.
Bugün Türkiye’nin siyasi geleceğine dair fotoğrafa baktığımda, Ekrem İmamoğlu’nun merkezde yer aldığı bir tabloyla karşılaşıyorum. Bu tablo giderek netleşiyor ve yakın geleceğin önemli dönüşümlerine işaret ediyor.
Her şeyden önce, İmamoğlu’nun içinde bulunduğu hukuki sürecin sonucunda özgürlüğüne kavuşacağından kuşku duymuyorum. Bu yalnızca hukuki bir değerlendirme değil; aynı zamanda siyasi dinamiklerin de zorladığı bir sonuç olarak karşımızda duruyor.
Ardından CHP’nin kapılarının yeni bir değişime doğru aralanacağı açıkça görülüyor. Partideki yönelimi, tabandaki beklentiyi ve siyasi dengeleri yan yana koyduğumuzda, İmamoğlu’nun koltuğun bir gün sahibi olacağı neredeyse kaçınılmaz bir hal alıyor. CHP liderliği, onu doğal olarak Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı yarışının merkezine oturtacaktır.
Ve evet… Bugün itibarıyla İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma ihtimali hiç de az değil; bilakis mevcut veriler bu ihtimali güçlendiriyor.
Burada daha dikkat çekici olan ise, oluşmaya başlayan yeni siyasal denklem. Kemal Kılıçdaroğlu’nun stratejik desteği, Devlet Bahçeli’nin belirli koşullarda verebileceği siyasi manevralar ve DEM’in güçlü desteği… Bu üçlü etkileşim, Türkiye’de uzun yıllardır görmediğimiz bir siyasal tabloyu beraberinde getirebilir.
Eğer bu denklem gerçekleşirse, Türkiye sadece yeni bir siyasi sayfa açmakla kalmayacak; aynı zamanda yıllardır kangrene dönüşen Kürt meselesinin çözümü için de tarihi bir fırsat yakalayacaktır. Toplumsal barışın kapısı aralanabilir, Türkiye’nin önüne yeni bir ufuk doğabilir.
Elbette bu bir kesinlik değil; fakat güçlü verilerin işaret ettiği bir ihtimal. Siyaset zaten çoğu zaman ihtimaller sanatıdır. Bugün görünen o ki, Türkiye yeni bir siyasal yapılanmanın eşiğinde duruyor ve bu dönüşümün merkezinde Ekrem İmamoğlu var.
-Süleyman Rıdvanoğlu-




























