ÜLKEMİZİN GENEL DURUMU MU, EKONOMİMİZİN GENEL DURUMUMU DAHA VAHİM
Canımızdan çok sevdiğimiz vatanımız, ülkemiz Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşlarına sorulan bazı araştırma sorularına verilen cevaplara göre, aşağıdaki tespitler yapıldı.
• Vatandaşın %58 i hayatından memnun değil.
• Sokak hayvanlarının barınaklara alınmasını isteyen vatandaşın oranı %80
• Ak partinin zenginden yana olduğunu düşünen vatandaş % 68
• Kadınların % 48 i psikolojik desteğe ihtiyacım var derken,
• Erkeklerin %28 i psikolojik destek istiyor.
• Atatürk 'e şükran duyan vatandaş oranı % 86
• Toplumsal cinsiyet eşitliği isteyenler % 80
• Hamas İsrail savaşında Hamas'ın arkasında durmamızı isteyenler %11
• Tarafsız olmamızı isteyenler % 34 Filistin davasına sahip çıkalım ama Hamas ile mesafe koyalım diyenler %18 Arabuluculuk yapalım diyenler % 26
• Yabancıların bölmeye çalıştığı bir ülkede mi yaşıyorsunuz sorusuna, halk % 62 ile evet demiş.
• Vatandaşın %60 ı Atatürk ü sonra Fatih ve Abdülhamit i beğeniyor.
• En büyük tehdit sıralamasında düzensiz göç % 46, sonra PKK %20 Diş güçler %20 ve Fetö %10 vatandaşça görülüyor
• Dış politikada yön %48 ABD ve Avrupa, Rusya ve Çin diyenler %35
• Yabancıya ev satılmasın diyenler %80
• Cemaat evlerine ve yurtlarına halkın %82 si çocuğumu asla vermem diye cevaplamış.
Halkın bu yöndeki tercihlerine rağmen, siyasal iktidarın politika tercihler hangi yönde? Ne kadar halkın istek ve talepleri ile örtüşüyor? Değerlendirme ve kararı, okura bırakalım.
Peki ülkemizin ekonomik durumu nasıl?
Mevcut resmi verilere bakarsak, Dünya ile karşılaştırdığımızda bakın neler ortaya çıkıyor.
• Dolara, dünyada en yüksek faizi veren 2. Ülke biziz (%17 reel faiz hesaplanmış, resmi enflasyona göre.)
Birinci kim mi? Birinci % 18 ile Arjantin.
• Enflasyon oranında 2024 yılı itibariyle, en yüksek enflasyonda dünya 5. Siyiz.
• Türkiye, hala dünyanın 20. büyük ekonomisi konumunda.
• İşsizlik oranı sıralamasında, dünyada en yüksek 5. Ülkeyiz.
• Halkın mutluluğu endeksinde Dünya 98.cisi.
• Gelir dağılımı bozukluğunda dünyada en kötü 27. Ülke Türkiye.
• Avrupa’da yer alan 36 ülke arasında, en kötü gelir dağılımı yine Türkiye’de ve birinciyiz.
• Küresel emeklilik endeksinde yer alan 44 ülke arasında 2017 de 37. Sırada iken 2019 da 44.cü.
• Yunanistan da en düşük emekli maaşı 2.000 Euro(76 bin TL) iken, bizde 447 Euro (17 bin TL)
• Türkiye’de ortalama emekli aylığı merkez Avrupa ülkelerinin 6’da biri.
• Avro cinsinden emekli aylığı Türkiye’de 2012 ve 2021 arasında yüzde 33,6 azaldı.
• 2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken 2024’te yüzde 27,7’ye geriledi.
• 2002 yılında yüzde 36,6 olan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı Aralık 2023’te yüzde 55,3’e yükseldi.
Bireylerin son tahlilde nihai hedefi, “Mutlu Olmak”. Ülkelerinde temel hedefi tüm vatandaşlarının mutlu olmasını sağlamaktır. Ancak, çoğu demokratik ülkede olduğu gibi ülkeleri yönetenleri vatandaş olan seçmenleri belirliyor. Belirlerken de, uygulayacakların taahhüt ettikleri politikalara göre karar veriyorlar. Hal böyle olunca da, Yukarıdaki sorulara verilen yanıtlar ortaya çıkıyor.
Seçilen siyasal iktidarlar, vergiyi kimden alacaklarına, ve vergi mükellefi vatandaşlardan alınan vergilerin nerelere harcanacağına ve bu yolla hizmet ve faydaların kimlere aktarılacağına karar verirleri.
Örneğin, Rize ve Van illerine yapılan kamu yatırımlarına bir bakalım.
350 bin nüfuslu 11 ilçe, 4 bucak ve 350 köyden oluşan Rize’ye 2022 yılında 25, 2023 yılında 66, 2024 yılında ise 150 milyar TL yatırım yapıldı.
Rize'nin aldığı bu yatırımı kıyaslamak için Van'a baktığımızda ise, kentin nüfusunun 1 milyon 124 bin olduğu ve 12 ilçe, 8 belde, 579 köyü olan şehrin 2022 yılında 38, 2024 yılında ise 168 milyar TL yatırım yapıldı.
Nüfusu çok daha yoğun olan Van'a yapılan yatırımın 3'te 1'i nüfuslu Rize'ye yapılan yatırım ile neredeyse eşdeğer olduğu görüldü.
İşte, siyasal iktidar tam da burada devreye giriyor, tercihlerini daha az nüfus için daha çok yatırım yapıyor ve farkını ortaya koyuyor.
Aynı durum vergi gelirleri içinde aynıdır.
Devletimizin toplam vergi gelirinin % 68 dolaylı vergilerden yani KDV ve ÖTV den geliyor. Dünyanın en adaletsiz vergi toplama yönteminde, zenginde fakirde aynı oran da ve miktarda vergi öder.
Kalan % 32 ise gelir/kurumlar vergilerinden oluşuyor. Bu vergilerinde % 80 e yakınını bireysel gelir vergisi mükellefleri ödüyor.
Vergi sisteminde 2008 e kadar, vergi muafiyet ve istisnaları toplam vergi gelirlerinin % 5 ini aşmaz idi.
Peki şimdi durum ne?
Muafiyet ve istisnalar o kadar arttı ki, vergi gelirlerine oran % 25 lere dayandı.
Mesela bir örnek.
Hani şu çok meşhur bazı tarikatlardan biri, biliyorsunuz aynı zamanda çok büyük holdingler. Yıllık gelirlerinin tamamını kendilerine ait “Kamu Yararına Dernek/Vakıf” statüsü aldıkları dernek/vakıflarına bağışlıyorlar. Tamamı gider sayılınca, vergi matrahı kocaman bir “SIFIR” oluyor. Yani, asgari ücretli bile gelir vergisi verirken, bu şirketler milyonlarca liralık karlarından BİR TÜRK LİRASI dahi vergi vermiyorlar.
Hepimiz, hem kendimiz hem de ülkemiz için daha çok gelir, daha çok refah, daha çok mutluluk istiyoruz. Herkes, zengin olmak istiyor. Ancak, zenginliğin ölçüsü, sınırı nedir? Nereye kadar gelirsek zengin oluruz?
Mesela, körfez ülkelerinin çoğu vatandaş başına milli gelirde dünyada ilk sıralarda yer alıyorlar. Peki, neden dünya vatandaşlarının çoğu Avrupa ülkelerine göçüyor? Hele de, körfez bölgesi gibi çoğunluğu Müslüman ülkelerden insanlar Asya’dan, Afrika’dan, Mezopotamya’dan üstelik de Hristiyan olan Avrupa ülkelerine “NEDEN” göç ediyorlar?
Bu durumda sadece ekonomik veriler değil, genel yaşam ortamı da önemli.
Birleşmiş Milletler (BM) desteğiyle hazırlanan 2024 Dünya Mutluluk Raporu’na göre bu yılki raporda da yine Finlandiya ilk sırada yer aldı. Listede ilk 10 neredeyse sabit kaldı.
İlk yirmi ülkeye baktığımızda ağırlıkla ileri kapitalist ve demokratik sistemle yönetilen ülkeler.
Yani, hukukun üstünlüğü, adil bir yargı sistemi, can ve mal güvenliği, adil vergilendirme sistemleri, işçi-işveren ilişkileri, sosyal devlet uygulamaları insan hakları, kadın/erkek eşitliği, eğitimde fırsat eşitliği, emeklilik sistemleri, kültür sanat ortamı ve benzeri geniş vatandaşlık hak ve özgürlükleri öncelik kazanıyor.
Emek olmadan, yemek olmaz der Atalarımız.
Ataşehir, 26.08.2024
Tablonun tamamı için :https://public.tableau.com/app/profile/worldhappiness/viz/2024Draft/Figure2_1





























